İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde eğitim gören Sidal Karaytuğ, afet ve acil durumlarda iletişimin sürekliliğini sağlamak amacıyla “Desmos” adı verilen giyilebilir bir iletişim sistemi geliştirdi.
Afet iletişimi için yeni bir çözüm
Karaytuğ, Endüstriyel Tasarım Bölümü'nde, Prof. Dr. Özlem Er ve diğer hocalarının danışmanlığında Mezuniyet Projesi dersi kapsamında bu projeyi hazırladı. Desmos, mevcut iletişim altyapısının devre dışı kaldığı durumlarda veri akışının kesintisiz devam etmesine olanak tanıyarak, hasar tespiti ve haritalama gibi kritik görevlerin daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesine yardımcı olmayı hedefliyor.
Kapsayıcı bir iletişim ağı oluşturma çabası
Kahramanmaraş merkezli depremleri bizzat deneyimlemiş olan Karaytuğ, bu deneyimlerin ardından daha dirençli bir yaklaşım geliştirmek için harekete geçti. Desmos, arama kurtarma ekipleri ve afetten etkilenen bireyler arasında altyapıdan bağımsız bir iletişim ağı kurmayı amaçlıyor. Giyilebilir tasarımı, uzun batarya ömrü ve düşük üretim maliyeti ile dikkat çeken sistem, kullanıcıların hareket alanını kısıtlamadan işlevsellik sunuyor. Ayrıca, farklı senaryolara adapte olabilmesi sayesinde, afetten etkilenen bireyler için de alternatif bir haberleşme kanalı sağlıyor. Karaytuğ, mevcut çözümlerin genellikle belirli kullanıcı gruplarına hitap ettiğini belirterek, Desmos'un her iki tarafı aynı iletişim ekosisteminde buluşturduğunu ifade etti. “Sistem, altyapının tamamen devre dışı kaldığı durumlarda bile kullanıcıların birbirleriyle doğrudan iletişim kurmasını sağlıyor. Daha erişilebilir, dayanıklı ve kapsayıcı bir iletişim sistemi geliştirerek, afet anlarında iletişim sorunlarını azaltmayı amaçlıyoruz” dedi. Proje, 6 Şubat depremlerindeki kişisel deneyimlerinin ışığında geliştirildi ve şu anda çalışan bir prototipe sahip. Karaytuğ, “Bu alanda önemli bir ihtiyaç gördüm. Danışmanlarımın rehberliğinde, afet ve acil durumlarda fayda sağlayacak teknolojileri araştırarak Desmos'u geliştirdik” sözleriyle projenin arka planını paylaştı.










