Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2018-2025 dönemi değerlendirmesi, sektörün karşı karşıya kaldığı enflasyon ve kur baskısı, artan maliyetler ve küresel rekabetin derinliğini gözler önüne serdi. Birlik, yaklaşan genel kurul öncesinde hem geçmiş performansı analiz etti hem de 2026 sonrası için bir yol haritası çizdi.
AYAKKABI SEKTÖRÜNDE DALGALI GRAFİK
Birlik Başkanı Erkan Zandar, ayakkabı ihracatının 2018'de 64 milyon dolar iken 2020'de 112 milyon dolara yükseldiğini ancak 2024-2025 döneminde 91 milyon dolara gerilediğini belirtti. İhracatçı sayısındaki artışa rağmen, özellikle döviz kurunun enflasyon karşısında yetersiz kalması, uluslararası pazarda fiyat tutturmayı zorlaştırıyor. Zandar'a göre, kilogram başına ihracat fiyatı 2018'de 27,5 dolarken 2021-2022'de 20 dolara kadar düştü. Bu durum, küçük kur farklarının bile sektörün genel dengesini bozduğunu gösteriyor. İhracatçıların temel beklentisi, enflasyonla uyumlu ve öngörülebilir bir kur politikası.
SARACİYE VE DERİ KONFEKSİYONDA YÜKSEK KATMA DEĞER POTANSİYELİ
Saraciye ve deri konfeksiyonun sektörün yüksek katma değerli alanları olduğunu vurgulayan Zandar, saraciyede kilogram fiyatının düşmesine rağmen ihracatta ciddi bir gerileme yaşanmadığını ifade etti. Ancak bu alanlarda kapasitesi yüksek firma sayısının sınırlı olduğu belirtildi. Deri konfeksiyonda ise üretim zorlukları, nitelikli eleman eksikliği ve maliyetlerin yüksekliği ihracat fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Ham deri ve kürk ihracatında da kilogram fiyatlarının 8 dolardan 5 dolara düşmesi, dünya genelindeki fiyat gerilemesinden kaynaklanıyor.
GELECEK KONSOLİDASYON VE TEKNOLOJİ YATIRIMLARINA BAĞLI
Önümüzdeki yıllarda sektörde bir konsolidasyon sürecinin yaşanacağını öngören Zandar, sadece güçlü markaların ayakta kalacağını belirtti. Tüketiciye ulaşabilen, erişilebilir fiyatlı ve güçlü üretim kapasitesine sahip markalar yoluna devam edecek. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarının sektörün geleceğini belirleyen anahtar unsurlar olacağı vurgulandı. Türkiye'nin butik ve katma değerli üretimdeki avantajlarını koruması için firmaların fiziki altyapılarını ve sertifikasyon süreçlerini güçlendirmeleri gerektiği ifade edildi. Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu ise en önemli sorunlardan birinin hammaddeye erişim olduğunu, Türkiye'de üretilmeyen ara maddelere uygulanan yüksek ithalat vergilerinin ihracatçıları rekabet gücünden düşürdüğünü dile getirdi. Finansman erişimi konusunda ise fuar katılımları için ön finansman sağlanması ve devlet teşviklerinin ödeme sürelerinin kısaltılması gibi talepler öne çıktı. Gündoğdu ayrıca, ABD ve Kuzey Avrupa pazarlarında daha agresif bir tanıtım stratejisi izlenmesi gerektiğini ve İzmir'de bir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulmasının sektörün kümelenmesi ve güçlenmesi açısından öncelikli olduğunu vurguladı.





