• Ziraat Bankası Reklam
EKONOMİ
Yayınlanma : 09 Temmuz 2026 11:08
Düzenleme : 09 Temmuz 2026 11:08

Deri sektöründe gözler yüksek gelirli yeni pazarlarda: Ege'den dünyaya açılma stratejisi

Deri sektöründe gözler yüksek gelirli yeni pazarlarda: Ege'den dünyaya açılma stratejisi
Ege Deri İhracatçıları Birliği, yüksek katma değerli üretim ve alım gücü yüksek ülkelere odaklanarak yeni pazar stratejisi belirledi. Sektörün rekabet gücünü artırmak için finansman ve vergi destekleri talep ediliyor.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDMİB), 2026 yılının ilk yarısında 73,8 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşırken, bundan sonraki stratejisini yüksek katma değerli ürünler ve alım gücü yüksek ülkelere yönlendirme kararı aldı. Bu yeni pazar odaklı yaklaşım, sektörün küresel rekabetteki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor.

morgan yeni köy

Yüksek Katma Değerli Üretim ve Yeni Pazar Hedefleri

EDMİB Başkanı Halil Gündoğdu'nun belirttiğine göre, Ege Bölgesi'nin deri ve deri mamulleri ihracatının önemli bir kısmı (%65) Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Sektör, kilogram başına ihracat değerinde Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde bir performans sergiliyor. Özellikle ayakkabı grubunda kilogram başına ihracat değeri 24,77 dolara ulaşarak Türkiye ortalamasının neredeyse iki katına çıkmış durumda. Deri ve kürk konfeksiyonunda ise bu katma değer daha da yükseliyor. Yeni dönemde ABD, Kanada, İskandinav ülkeleri, Polonya, Romanya, Güney Afrika ve Avustralya gibi yüksek gelirli pazarlar, alım heyetleri, sektörel ticaret heyetleri ve uluslararası fuarlar aracılığıyla öncelikli hedef olarak belirlendi.

ALTUN REKLAM

Rekabet Gücü İçin Finansman ve Vergi Destekleri Şart

Başkan Gündoğdu, Türk deri sektörünün uluslararası alanda rekabet gücünü koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması ve döviz dönüşüm desteğinin en az yüzde 10'a çıkarılması gerektiğini vurguladı. Mevcut şartlarda maliyetine üretim ve ihracat yapıldığını belirten Gündoğdu, bu desteğin artırılmasının sektöre nefes aldıracağını ifade etti. Türkiye'nin coğrafi yakınlığı, esnek üretim yapısı ve yüksek katma değerli üretim potansiyeliyle dünya markaları için güçlü bir tedarik merkezi olabileceği belirtildi. Ancak, küresel tedarik zincirlerindeki dönüşümün sunduğu fırsatların, artan maliyetler ve ithal girdiler üzerindeki vergi yükü nedeniyle tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi. Üretimi Türkiye'de bulunmayan ham madde ve yan sanayi girdilerindeki gümrük vergilerinin düşürülmesi acil bir çözüm bekliyor. Avrupalı rakiplerin stratejik girdilere dünya fiyatlarıyla ulaşırken, Türk ihracatçısının ilave maliyetlerle üretim yapmak zorunda kalması rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Özellikle ayakkabı yan sanayisinde kullanılan taban, ökçe, toka ve kimyasallar gibi girdiler üzerindeki vergi yükünün gözden geçirilmesi, küresel rekabet açısından kritik öneme sahip.