Eğitimci ve yazar Murat Anar, "Türk Dünyası Hayallerim" başlıklı yazısıyla, Türk dünyasının birliği ve soydaşların Türkiye'deki statüsüne dair önemli tespitlerde bulundu. Anar, tarihteki büyük liderlerin hayallerle yola çıktığını vurgulayarak, hayallerin "Kızılelma" ve "Turan" gibi hedefleri temsil ettiğini ve bir gün mutlaka gerçeğe dönüşeceğini belirtti.
2026'da Hala 1981 Yasasıyla Yola Devam mı?
Yazar, Türkiye'de hala 1981 tarihli 2527 sayılı kanunun yürürlükte olmasına dikkat çekerek, Ekim 2025'te azınlık ve dezavantajlı durumdaki Türk soylular için yapılan düzenlemelere rağmen, Türk devletlerinde yaşayan soydaşların hala yabancılarla aynı statüde değerlendirildiğini eleştirdi. "Türk Soylu Yabancılar" ifadesinin kabul edilemez olduğunu belirten Anar, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi ülkelerden gelen Türklerle yabancıları aynı kefeye koymanın "kardeşlik", "Turan" ve "Türk Birliği" gibi kavramlarla çeliştiğini savundu. Türk Devletleri Teşkilatı'nın varlığına rağmen bu uygulamanın devam etmesinin anlamsız olduğunu kaydeden Anar, 2527 sayılı darbe döneminden kalma yasadaki "Türk Soylu Yabancılar" ifadesinin acilen düzeltilmesi gerektiğini ve Türk devletlerinde yaşayan soydaşların yabancı statüsünden çıkarılması gerektiğini vurguladı. İş gücü ihtiyacını da göz önünde bulundurarak, kendi soydaşlarımıza pozitif ayrımcılık yapılmasının bir mahsuru olmadığını belirten Anar, Türkiye'de yaşayan tüm Türklerin Türk olmanın avantajını yaşaması gerektiğinin altını çizdi.
Bakanlıkların 'Türk Dünyası Vizyonu'na Katkısı
Türk Birliği fikrinin somutlaştığı bu dönemde, bakanlıkların da bu vizyona duyarsız kalmaması gerektiğini ifade eden Anar, henüz müstakil bir "Türk Devletleri ile İlişkiler Bakanlığı" kurulamasa da, Türk dünyasıyla ilişkilerde aktif rol alacak bakanlıklar bünyesinde "Türk Dünyası Daire Başkanlıkları" veya "Genel Müdürlükleri" kurulmasını önerdi. Bu birimlerin, vatandaşların oturum ve çalışma izinleri, ticaret, spor, eğitim ve kültür gibi alanlarda soydaşlarla ilgili projeler üretmesini ve muhatap olmasını sağlayacağını belirtti. Anar, Türkiye'ye gelen her Türk'ün kendini öz vatanında hissetmesi gerektiğini, aksi takdirde ortaya konulan vizyon ve misyonun anlamsızlaşacağını söyledi. Türkiye'nin Türk Birliği'nin en güçlü devleti ve beyni olduğunu hatırlatan Anar, soydaşlara yönelik bakış açısının eski dönemlerde kalması durumunda diğer Türk devletlerine nasıl bir mesaj verileceğini sorguladı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "abilik" görevini yerine getirmesi gerektiğini belirten Anar, sorunların çözümü için iradenin dik durması gerektiğini sözlerine ekledi.




