Türkiye'de elektrikli araç kullanımındaki hızlı yükseliş, enerji talebini de beraberinde getiriyor. Enerji İşleri Genel Müdürü Ramazan Usta, TÜSİAV Enerji Zirvesi'nde yaptığı sunumda, bu alandaki son verileri ve gelecek öngörülerini paylaştı. Usta'ya göre, sanayinin büyümesi, nüfus artışı, dijitalleşme ve özellikle elektrikli araçların yaygınlaşması, enerji talebinde belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA REKOR ARTIŞ
Usta'nın verdiği bilgilere göre, Türkiye'deki elektrikli araç sayısı şimdiden 332 bine ulaşmış durumda. Bu durum, şarj istasyonlarının toplam gücünün yaklaşık 300 megavat seviyesine çıkmasına neden oluyor. Elektrikli araçlara olan ilginin artmasıyla birlikte, binalarda şarj altyapısının geliştirilmesi de zorunlu hale geliyor. Bu dönüşümün, mevcut elektrik şebekelerinin daha güçlü, esnek ve modern bir yapıya kavuşturulmasını gerektirdiği vurgulandı.
ENERJİ TALEBİ YÜKSELİŞTE VE DIŞA BAĞIMLILIK HEDEFİ
Ramazan Usta, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'nin birincil enerji arzının 170 milyon TEP'e ulaştığını ve bu rakamın 2035'te 205 milyon TEP'e çıkmasının beklendiğini belirtti. Elektrik tüketiminde de 2025'te 361 TWh ile tüm zamanların rekorunun kırıldığı, 2035'e kadar ise yıllık ortalama yüzde 3,5 artışla 510 TWh'ye ulaşılmasının öngörüldüğü aktarıldı. Yapay zeka ve veri merkezlerinin de küresel enerji talebini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekildi. Türkiye'nin enerji ithalatına her yıl ortalama 80 milyar dolar ödediği göz önüne alındığında, bu durumun cari işlemler dengesi ve enerji arz güvenliği üzerindeki baskısı belirginleşiyor. Bu baskıyı azaltmak adına, enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda dışa bağımlılık oranının 2035'e kadar %50'ye düşürülmesi hedefleniyor. Bu amaçla yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması, yerli petrol üretiminin yükseltilmesi ve Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretimin artırılması gibi adımlar planlanıyor.




