Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Nisan 2026 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetini yayımlayarak, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Kurul, küresel ekonomideki jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizliklerin yanı sıra, özellikle enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin ve oynaklığın küresel enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturmaya devam ettiğini vurguladı.
YURT İÇİ EKONOMİK GÖRÜNÜMDE YAVAŞLAMA BELİRTİLERİ
Yurt içinde ekonomik aktiviteye dair göstergeler, genel bir yavaşlama eğilimine işaret ediyor. Perakende satışlar ve sanayi üretimindeki sınırlı artışlara rağmen, ekonomik faaliyetlerin genel görünümünün zayıf seyrettiği belirtildi. İstihdamda ise bir gerileme gözlemlenirken, işsizlik oranının yüzde 8,3 seviyesinde yatay bir seyir izlediği kaydedildi. Mart ayında tüketici fiyatlarında yaşanan yüzde 1,94'lük artışla yıllık enflasyonun yüzde 30,87'ye gerilemiş olması, bir nebze rahatlama sağlasa da, enerji fiyatlarındaki yükselişin ve hizmet sektöründeki katılaşmanın enflasyonist baskıları canlı tuttuğu değerlendiriliyor.
MALİ KOŞULLAR VE REZERV DURUMU GÖZ ALTINDA
Finansal koşullar değerlendirildiğinde, kredi büyümesinde bir hızlanma olduğu ve mevduat ile kredi faizlerinde artış yaşandığı gözlemlendi. TCMB'nin rezervlerinde bir miktar gerileme yaşanırken, ülke risk priminde ise düşüş kaydedildi. Para Politikası Kurulu, mevcut sıkı para politikası duruşunun korunacağını kesin bir dille ifade ederken, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda ek sıkılaştırma adımlarının atılabileceği uyarısında bulundu. Orta vadede enflasyonu yüzde 5 hedefine indirme amacı güden Kurul, kredi ve likidite koşullarını yakından izleyerek, gerektiğinde makroihtiyati tedbirlerle parasal aktarım mekanizmasını desteklemeyi planlıyor.




