Koç Üniversitesi, bu yılki Hemşirelik Haftası'nı özel bir sempozyumla taçlandırdı. Sağlık profesyonellerini, akademisyenleri ve geleceğin hemşirelerini bir araya getiren etkinlik, mesleğin dününe ışık tutarken yarınlarına da yön vermeyi amaçladı.
HEMŞİRELİKTE KALİTE VE KANITIN YOL HARİTASI ÇİZİLDİ
Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi, Amerikan Hastanesi Semahat Arsel Hemşirelik Eğitim ve Araştırma Merkezi (SANERC) ve Koç Healthcare işbirliğiyle düzenlenen sempozyum, üniversitenin Sağlık Bilimleri Kampüsü'nde gerçekleşti. Açılış konuşmalarını Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Gözen, Rektör Metin Sitti ve Koç Healthcare CEO'su Dr. Erhan Bulutcu'nun yaptığı etkinlikte, hemşireliğin tarihsel derinliği ve günümüzdeki stratejik rolü derinlemesine incelendi.
TARİHTEN GÜNÜMÜZE HEMŞİRENİN YERİ
Sempozyumun dikkat çekici panellerinden biri, hemşirelikte kalite kültürü ve kanıta dayalı bakım uygulamalarının sağlık hizmetlerine katkısını ele aldı. Prof. Dr. Inge Uytterhoeven'in "Genç, Yaşlı ve Hastaların Bakımı: Bir Greko-Romen Perspektifi" başlıklı sunumu, antik çağlardan bu yana hemşireliğin toplumsal yaşamdaki yerini ve sorumluluklarını gözler önüne serdi. Uytterhoeven, hemşirelerin sadece biyolojik bakım sunmakla kalmayıp, aynı zamanda çocuğun gelişimi ve aile dinamikleri üzerinde de etkili olduğunu vurguladı. Koç Üniversitesi Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Yöneticisi Dr. Nazmiye Köseoğlu ve Koç Healthcare Sürekli Kalite Geliştirme Direktörü Fatma Küçükerenköy de bilimsel verilerin uygulamaya aktarılmasının ve klinik süreçlerin hasta güvenliği üzerindeki dönüştürücü etkisinin altını çizdi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'dan Doç. Dr. Handan Alan ise hemşirelikte güçlü liderliğin mesleki gelişim ve sürdürülebilir bakım standartları için kritik önem taşıdığını belirtti. Etkinlik, mesleğin bilimsel gücünü, tarihsel birikimini ve sağlık sistemlerinin geleceğindeki stratejik rolünü ele alarak hemşireliğin dönüşümüne ışık tuttu. Prof. Dr. Duygu Gözen, hemşireleri güçlendirmenin nitelikli bakım ve güçlü sağlık sistemleri anlamına geldiğini belirterek, "Güçlü hemşireler olmadan güçlü sağlık sistemleri kurulamaz." dedi.




