Çorum, Anadolu'nun kadim topraklarında yükselen bir gastronomi şehri olma yolunda iddialı bir adım atıyor. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, ulusal basınla bir araya gelerek şehrin UNESCO Gastronomi Şehri olma hedefini ve bu doğrultuda şekillenen yeni yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Bu vizyonun uluslararası alandaki ilk somut adımı ise 4-6 Haziran tarihlerinde Çorum'da düzenlenecek olan Açık Ateş gastronomi etkinliği olacak. Etkinlik, farklı ülkelerden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırlayarak Çorum'u küresel lezzet haritasında önemli bir noktaya taşımayı hedefliyor.
TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS LEZZETLE BULUŞUYOR
Çorum, tarihsel derinliğini, güçlü üretim potansiyelini, zengin tarımsal kaynaklarını ve köklü mutfak hafızasını harmanlayarak özgün bir şehir markası yaratma gayesinde. Bu yeni anlayış, İstanbul'da, Anadolu mutfağının saygın temsilcilerinden Sade Beş Denizler'de düzenlenen özel bir buluşmada Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın'ın ev sahipliğinde medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimleriyle paylaşıldı. Toplantıya katılan isimler arasında Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar gibi tanınmış kişiler de yer aldı. Başkan Aşgın, Çorum'un sadece geçmişiyle değil, geleceğiyle de büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, şehrin mutfağını sadece bir lezzet durağı olarak değil, kültürel mirasın, turizmin ve ekonomik kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirtti.
HİTİTLERDEN GÜNÜMÜZE UZANAN SOFRA GELENEĞİ
Bir zamanlar Hitit İmparatorluğu'nun görkemli başkenti olan Çorum, Anadolu'nun en köklü medeniyet izlerini taşıyor. Bu miras, arkeolojik alanların ötesinde, tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneklerinde, pişirme usullerinde, üretim alışkanlıklarında ve nesilden nesile aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor. İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması Kadeş'in de mirasını taşıyan şehir, geçmişini sadece tarihi bir referans olarak değil, yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden yorumluyor. Tahıl ve bakliyat ağırlıklı beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğinin şekillendirdiği mutfak yapısı, Çorum'u Anadolu'daki pek çok şehirden farklı kılıyor. Bugün Çorum denince akla ilk leblebi gelse de, İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava gibi pek çok zenginliğiyle katmanlı bir gastronomik mirasa sahip. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum'un coğrafi işaretli ürün sayısı 36'ya ulaşmış durumda. Hitit Üniversitesi ile yürütülen akademik çalışmalarla Hitit tabletlerindeki izler incelenirken, yerel üreticiler ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle de sözlü tarih çalışmaları yapılıyor. Bu birikimin sadece anlatılması değil, kayıt altına alınarak geleceğe taşınması hedefleniyor.




