Hürmüz Boğazı’nda yaşanan fiili kapatma ve güvenlik endişeleri, tanker ve konteyner trafiğini aksatarak enerji, gübre ve sanayi tedarik zincirlerinde ciddi maliyet baskısı oluşturdu.
ENERJİ SEVKİYATINDA KRİZ BELİRGİNLEŞİYOR
Boğazdaki tıkanıklık, küresel enerji sevkiyatı ve tarım üretiminde kısa vadede dengelenmesi güç bir maliyet ve arz krizine işaret ediyor. Hürmüz Boğazı, enerji tedariki ve diğer kritik malların geçiş noktası olarak, dünya genelinde deniz taşımacılığında sıkışıklığa yol açtı. Tanker ve konteyner gemilerinin beklemeye geçmesi, Körfez’den yapılan petrol ve lojistik akışını durma noktasına getirdi.
GÜBRE FİYATLARINDAKİ ARTIKLAR ÜRETİMİ ETKİLİYOR
Sektör temsilcilerinden Ersoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ersoy, boğazdaki aksamanın üretim maliyetleri ve tedarik planlamasında çok katmanlı etkiler oluşturduğunu belirtti. Ersoy, “Son haftalarda üre fiyatlarında yüzde 30’a varan artışlar yaşanırken, potasyum ve fosfor bazlı gübre fiyatlarındaki artış yüzde 20’yi geçti” dedi. Ayrıca, Katar’dan gaz tedarik edemeyen Hindistan ve Pakistan üretimde durma noktasına gelirken, Mısır yüksek maliyetli LNG pazarına yönelmek zorunda kaldı. Artan girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi de baskıladığını vurgulayan Ersoy, gübreye erişimde yaşanan zorlukların bazı bölgelerde ekim alanlarının daralmasına neden olduğunu ifade etti. Bu durum, buğday, mısır ve soya gibi temel ürünlerde arz dengesini bozarak gıda fiyatlarında baskı oluşturuyor. Üretimdeki boşlukların kapanmasının ise yaklaşık üç ekim dönemine kadar sürebileceğini belirtti. Ersoy, yaşanan lojistik aksaklıklar karşısında alternatif tedarik kaynakları, güçlü stok yönetimi ve maliyet optimizasyonunun önemine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar, gübre, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden üretimi çok yönlü etkiliyor” dedi.




