İstanbul'da deprem gerçeği acı bir şekilde yüzümüze vurmaya devam ediyor. Beylikdüzü'nde hızlı tarama ile riskli olduğu belirlenen Özay Sitesi'nin yıkımına başlanması, kentsel dönüşümün ne denli hayati bir mesele olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) attığı bu adım, şehrin dört bir yanındaki riskli yapı stoğuna karşı mücadelede önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.
İSTANBUL'UN BİNALARI RİSK ALTINDA
İBB Başkanvekili Nuri Aslan'ın vurguladığı gibi, İstanbul'da incelenen her iki binadan birinin yüksek riskli çıkması, durumun vahametini ortaya koyuyor. Özay Sitesi, 6 blok ve 120 daireden oluşuyordu ve yaklaşık 340 kişinin yaşadığı bu yapının yıkımı, deprem öncesi alınması gereken tedbirlerin bir göstergesi. İBB'nin bugüne kadar 140 bin binayı ziyaret edip, 39 bininde hızlı tarama tamamlaması, bu alandaki yoğun çabanın bir kanıtı. Ancak Aslan'ın da belirttiği gibi, test edilen binaların yarısının riskli olması, meselenin ne kadar acil ve yaygın olduğunu gösteriyor.
YERİNDE DÖNÜŞÜM VURGUSU VE DESTEK SÖZÜ
Bu yıkım süreci, sadece riskli yapıların ortadan kaldırılmasıyla sınırlı kalmıyor. İBB, kentsel dönüşümde 'yerinde dönüşüm' modelini benimseyerek, vatandaşları yaşadıkları mahalleden koparmadan daha güvenli yuvalara kavuşturmayı hedefliyor. Bu, sosyal dokunun korunması açısından da büyük önem taşıyor. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Oktay Özel, yıkım ve yeniden inşa sürecinde hak sahiplerine kira desteği sağlanacağının ve idari süreçlerin hızlandırılacağının müjdesini verdi. Beylikdüzü Belediye Başkanvekili Serkan Çebi de ilçe belediyesi olarak gerekli desteği sürdüreceklerini belirtti. Bu koordineli çalışma, İstanbul'un depreme karşı daha dirençli hale gelmesi için kritik önem taşıyor.





