Meta'nın popüler akıllı gözlüklerinin, kullanıcıların birincil bakış açısıyla kaydettiği kişisel ve mahrem anları, yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla Kenya'daki taşeron firmalara gönderdiği ortaya çıktı. İsveç gazetelerinin yaptığı ortak araştırma, bu görüntülerin Kenya'daki çalışanlar tarafından incelenmek zorunda kalındığını ve bu durumun ciddi gizlilik endişeleri yarattığını gözler önüne serdi.
GÖZLÜKLERLE KAYDEDİLEN GÖRÜNTÜLER KENYA'DA İNCELENİYOR
Meta'nın Ray-Ban iş birliğiyle piyasaya sürdüğü yapay zeka destekli akıllı gözlükler, kullanıcıların çevresini birinci şahıs bakış açısından kaydedebilme ve Meta'nın yapay zeka modeliyle analiz edebilme özelliğiyle dikkat çekiyor. Ürünün 2025'te 7 milyondan fazla satması beklenirken, cihazın gizlilik tartışmaları da giderek büyüyor. Kullanıcıların kaydettiği görüntülerin önemli bir bölümü, 'veri etiketleme' süreci kapsamında ABD dışındaki taşeron şirketlere aktarılıyor. Bu süreçte insan çalışanlar, yapay zeka sistemlerinin öğrenmesine katkı sağlamak için görüntüleri inceliyor ve yorumluyor.
ÇALIŞANLAR: "BİLSELERDİ KULLANMAZLARDI"
Kenya'nın başkenti Nairobi'de çalışan Meta taşeronları, aldıkları görüntülerin son derece hassas ve mahrem içerikler barındırdığını ifade ediyor. Bir veri etiketleme şirketi çalışanı, "Bazı videolarda insanların tuvalete gittiğini ya da soyunduğunu görebiliyorsunuz. Bence kaydedildiklerini bilmiyorlar; bilselerdi bunu yapmazlardı," diyerek duruma tepki gösterdi. İncelenen görüntüler arasında banka kartları, pornografik içerikler ve hatta cinsel ilişki sahneleri olduğu da aktarıldı. Çalışanlar, bu tür içerikleri incelemek zorunda hissettiklerini, aksi takdirde işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor.
META'DAN AÇIKLAMA VE KONTROL SINIRLILIĞI
Meta, konuyla ilgili yaptığı kısa açıklamada, canlı yapay zeka kullanıldığında medya içeriklerini Meta AI Hizmet Şartları ve Gizlilik Politikası doğrultusunda işlediklerini belirtti. Ancak, kullanıcıların hassas bilgileri paylaşmamaları gerektiği uyarısına rağmen, veri etiketleyicilerin incelediği içeriklerin niteliği, birçok kullanıcının bu uyarının farkında olmadığını düşündürüyor. Uzmanlara göre, veriler şirketin uzak sunucularına gönderildikten sonra kullanıcıların veri üzerindeki kontrolü büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Veri koruma kuruluşu avukatı Kleanthi Sardeli, "Materyal, modellerin içine girdikten sonra kullanıcı pratikte verinin nasıl kullanılacağı üzerindeki kontrolünü kaybeder" dedi. Bu durum, giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte veri etiketlemenin "görünmeyen insan maliyetini" yeni bir boyuta taşıyor.




