Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin iki vizyoner projesi, Avrupa Komisyonu'nun dikkatini çekerek uluslararası düzeyde bir başarıya imza attı. "Herkes İçin Engelsiz Plaj" ve "İyi, Temiz ve Adil Gıda Erişimi" temalı projeler, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2026 Akıllı Turizm Başkenti En İyi Uygulamalar Raporu'nda örnek gösterildi.
ENGELSİZ TURİZMDE YENİ BİR BOYUT
Avrupa Komisyonu Ulaştırma ve Hareketlilik Genel Müdürlüğü (DG MOVE) tarafından hazırlanan raporda, Muğla'nın erişilebilirlik ve gastronomi alanındaki çalışmaları öne çıkarıldı. "Erişilebilirlikte En İyi Uygulamalar" kategorisinde, Finlandiya'nın Tampere kenti ile birlikte Muğla'nın "Erişilebilir Plajlar" projesi "Best Practice" olarak belirlendi. Proje kapsamında engelli bireylerin denize güvenli ve konforlu bir şekilde erişebilmeleri için özel yürüyüş yolları, rampalar, yönlendirici tabelalar, amfibi sandalyeler ve erişilebilir tuvaletler gibi detaylar düşünüldü. Dahası, belediye tarafından sağlanan özel taşıma araçları ve uzman personelle engelli vatandaşlar evlerinden plajlara taşınıyor. Muğla genelinde 8 ilçede hizmet veren toplam 23 erişilebilir plaj, bu alandaki kapsayıcılığın en somut göstergesi.
GASTRONOMİ MİRASI GELECEĞE TAŞINIYOR
Raporda "Kültürel Miras ve Yaratıcılıkta En İyi Uygulamalar" kategorisinde "Mutfak Mirasını Korumak" başlığı altında Muğla, Gaziantep, Krakow (Polonya) ve Stuttgart (Almanya) gibi şehirlerle birlikte örnek gösterildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin de paydaşı olduğu ve "iyi, temiz ve adil gıda erişimi" prensibiyle kurulan Slow Food Muğla Yeryüzü Pazarı, yalnızca bir alışveriş mekanı olmanın ötesinde, yerel üretici ile tüketici arasında kültürel bir köprü kurarak kentin kimliğini koruyan yaratıcı bir kamusal alan olarak takdir edildi. Özellikle Uluslararası Geleneksel Muğla Düğün Yemekleri Festivali'nin, yöresel yemeklerin yanı sıra düğün ritüellerini, geleneksel sunumları ve mutfak mirasını yaşatması, kültürel miras ile yaratıcı endüstrilerin başarılı bir şekilde buluşmasına örnek teşkil ediyor. Bu çalışmalar, Muğla'nın sürdürülebilir turizmde öncü bir model oluşturduğunu da ortaya koyuyor.





