Bilim insanları, paralel evrenlerde zeki yaşam bulunma olasılığını hesapladı. İsviçre ve İngiltere'den araştırmacılar, karanlık enerjinin yıldız oluşumu ve dolayısıyla Dünya dışı zeki yaşam ihtimali üzerindeki etkisini inceledi. Hakemli bilimsel dergi Monthly Notices of the Royal Astronomical Society'de yayımlanan çalışmada, karanlık enerjinin yoğunluğu ile evrenin tarih boyunca oluşturduğu toplam yıldız sayısı arasındaki ilişki ele alındı.
YAŞAM İÇİN EN ELVERİŞLİ EVREN
Araştırma sonuçlarına göre, yaşam için en elverişli evrenin bizimkinden daha az karanlık enerjiye sahip olması gerekiyor. Teorik olarak, karanlık enerji yoğunluğu mevcut değerin yaklaşık onda biri olduğunda evrende oluşan toplam yıldız sayısı en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu senaryoda sıradan maddenin yüzde 27'si yıldızlara dönüşürken, bizim evrenimizde bu oran yüzde 23 civarında kalıyor.
ÇOKLU EVREN VE ZEKİ GÖZLEMCİLER
Araştırmacılar, yalnızca bizim evrenimizi değil, karanlık enerji yoğunluğu farklı olan varsayımsal evrenleri de kapsayan yeni bir teorik model geliştirdi. Çalışma, çoklu evren varsayımı altında yapılan hesaplamalara göre evrenlerin yüzde 99,5'inin bizimkinden daha yüksek karanlık enerji yoğunluğuna sahip olabileceğini gösteriyor. Durham Üniversitesi'nden Dr. Daniele Sorini, "Karanlık enerjisi yüksek evrenlerde tek tek bakıldığında daha az zeki gözlemci bulunur. Ancak bu tür evrenlerin sayısı çok fazla olduğu için, toplamda yine zeki gözlemciler barındırırlar" diye açıklıyor.
BİR DÜŞÜNCE DENEYİ
Araştırmacılar, bu çalışmanın ne çoklu evrenin varlığını kanıtlamayı ne de uzaylı yaşamı bulmayı amaçladığını vurguluyor. Çalışma daha çok, karanlık enerjinin gizemli değerinin neden bu şekilde ölçüldüğünü, bizim varlığımız gerçeğinden yola çıkarak açıklamaya yönelik bir düşünce deneyi niteliği taşıyor. Sorini, "Asıl amacımız, evrende gözlemlediğimiz karanlık enerji yoğunluğunun neden bu değerde olabileceğine dair makul bir açıklama sunmak" ifadelerini kullanıyor.





