Rize'nin gastronomi potansiyeli, artık sadece yerel lezzetlerle sınırlı kalmayacak. Bugüne dek karalahana ve hamsiyle anılan Rize mutfağının, topraktan ve denizden gelen zengin aromalarıyla küresel ölçekte tanınması hedefleniyor. Şehir, 2034'te 963 milyon doları aşması beklenen dünya havyar pazarında önemli bir oyuncu olmayı amaçlıyor.
RİZE'DE YENİ YATIRIM HAMLELERİ BAŞLADI
Rize'de son yıllarda yapılan tarımsal yatırımlar, hem kırsal kalkınmayı destekliyor hem de gastronomi alanında şehre yeni bir kimlik kazandırıyor. Özellikle Mersin balığı yetiştiriciliği ve havyar üretimi konusunda önemli adımlar atıldı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile yürütülen projeler sayesinde Rize, 1950'lerde olduğu gibi yeniden dünya havyar pazarında söz sahibi olmayı hedefliyor. Sanayiciler, bölgenin mutfak kültürüne ait tarımsal hammaddeleri sahiplenerek, Rize'yi yenilikçi tarım yatırımlarının merkezi haline getiriyor.
ZEGEZUR KORİDORU İLE AVRASYA'YA AÇILIM
Liman yatırımlarının tamamlanmasıyla birlikte Rize, Mersin balığı, havyar ve Türk somonu gibi deniz ürünlerinin dünyaya hızlı ihracatını planlıyor. Zengezur Koridoru, Ovit Tüneli ve liman bağlantısı sayesinde Rize, modern İpek Yolu üzerinde önemli bir stok ve aktarma merkezi olma potansiyeli taşıyor. Bu stratejik konum, Türkiye'nin deniz ürünleri ihracatında doğudan batıya ve batıdan doğuya köprü görevi görmesini sağlayacak. Rize'nin hedefi, bu zincirde güvenilir bir üs ve tedarikçi olmaktır.
SAĞLIKLI GIDALAR VE YÜKSEK DEĞERLİ ÜRÜNLER
Deniz ürünlerinin yanı sıra karalahana, pazı, likapa gibi bölgeye özgü tarımsal ürünler de dünya mutfaklarında sağlıklı beslenmenin yükselen değerleri arasında yer alıyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki Mersin balığından elde edilen ve gramı 1 dolardan satılan havyar, yüksek besin değeriyle dikkat çekiyor. Bu balıktan medikal ürünler ve deri sektörü için de hammaddeler elde ediliyor. Ayrıca, bölgenin geleneksel lezzetlerinden tuzlanmış hamsi (ançüez) de modern tesislerle dünyaya pazarlanacak.




