ALPARSLAN DİYARI- Görüntülü basın açıklaması yapan Bayraktar, artan maliyetler karşısında üreticilerin mutlaka desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Bayraktar, Türkiye’nin tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübre ve mazot hammaddelerinin yaklaşık yüzde 90’ını ithal ettiğine dikkat çekerek, bu nedenle iç piyasadaki fiyatların doğrudan küresel gelişmelere ve döviz kuruna bağlı olduğunu ifade etti.
Savaşın etkilerinin özellikle enerji ve lojistik hatlarında hissedildiğini belirten Bayraktar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların küresel ölçekte petrol, doğalgaz ve gübre sevkiyatını olumsuz etkilediğini söyledi. Bu durumun doğrudan fiyatlara yansıdığını dile getiren Bayraktar, “2025 yılında yaşanan çatışmaların ardından gübre fiyatlarında yüzde 40’a varan artışlar gördük. 28 Şubat 2026’da başlayan süreçle birlikte benzer bir tablo yeniden ortaya çıktı” dedi.
Ziraat odalarından alınan verileri paylaşan Bayraktar, savaş öncesi ve sonrası gübre fiyatlarında ciddi artışlar yaşandığını belirtti. Kalsiyum amonyum nitrat gübresinin ton fiyatının 16 bin 48 liradan 20 bin 295 liraya yükseldiğini, amonyum sülfat gübresinin yüzde 23,3 artarak 17 bin 439 liraya çıktığını ifade etti. ÜRE gübresinin 31 bin 124 liraya, DAP gübresinin 38 bin 943 liraya ve 20.20.0 kompoze gübresinin ise 25 bin 888 liraya yükseldiğini aktardı.
Gübre kullanımının tarımsal verim açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle yeterli gübre kullanamaması durumunda üretimde düşüş yaşanabileceğine dikkat çekti. “Bu durum sadece üreticiyi değil, tüketiciyi de doğrudan etkileyecektir. Arzın azalması, gıda fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır” diye konuştu.

İçinde bulunulan dönemin tarımsal faaliyetler açısından kritik olduğuna işaret eden Bayraktar, serin iklim tahıllarında üst gübreleme, sıcak iklim tahıllarında ise ekim döneminin yaşandığını belirtti. Çiftçilerin büyük bir kısmının önceden gübre temin edemediğini ifade eden Bayraktar, ihtiyaç duyulan gübrenin yüksek fiyatlardan alınmak zorunda kalınacağını söyledi.
Mazot fiyatlarında da benzer bir artış yaşandığını belirten Bayraktar, savaş öncesinde litre fiyatı 61 lira 41 kuruş olan mazotun yüzde 22,3 artışla 75 lira 12 kuruşa yükseldiğini kaydetti. Mazot fiyatının yaklaşık yüzde 40’ının vergiden oluştuğunu hatırlatan Bayraktar, “Mazot tarımsal üretimin vazgeçilmez bir girdisidir. Çiftçilerimizin kullandığı mazottan vergi alınmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, gübre piyasasına yönelik alınan bazı önlemleri olumlu bulduklarını da belirterek, gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, ihracatın yasaklanması ve bazı gübre türlerinin yeniden kullanıma açılmasının önemli adımlar olduğunu söyledi. Ancak asıl önemli olanın çiftçinin bu girdilere erişebilmesi olduğunun altını çizdi.
Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Bayraktar, “Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvenliği için çiftçilerimizin desteklenmesi şarttır. Savaşın uzama ihtimali göz önünde bulundurularak, özellikle gübre ve mazot başta olmak üzere temel girdilerde acil destek paketleri hayata geçirilmelidir” dedi.




