Silifke Yoğurdu, Toroslar’ın Yörük kültürüyle yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip bir lezzet olarak Türkiye’nin ardından Avrupa Birliği’nde de coğrafi işaretle koruma altına alındı.
Geleneksel üretim yöntemlerinin önemi
Zekeriya Şenel, 28 yıldır ata mesleğini sürdürdüğünü belirterek, geleneksel yöntemlerin korunması gerektiğine vurgu yaptı. Şenel, “Bu yoğurdun endüstriyel olmadan, tamamen coğrafi işaretli yerel bir üretim tarzında kalması gerektiğine inanıyorum” dedi. Silifke Yoğurdu, yalnızca bir ticari ürün değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak değerlendirilmektedir.
Turistlerin ilgisini çeken özellikler
Silifke Yoğurdu'nun en dikkat çekici özelliği, toprak kâsede ters çevrildiğinde dökülmemesidir. Bu durum, ilçeyi ziyaret eden turistlerin ilgisini çekmektedir. Şenel, bu gösterinin geleneksel üretimin bir parçası olduğunu ifade ederek, yoğurdun ters çevrilmesinin kültürün bütünlüğünü simgelediğini belirtti. Geleneksel üretimde yüzde 50 keçi, yüzde 50 inek sütü kullanıldığı da biliniyor. Silifke Yoğurdu, 2022 yılında Türkiye’de coğrafi işaret tescili aldı ve 23 Ocak 2025’te Avrupa Birliği tarafından da tescillenecek. Bu tescil, geleneksel üretim kültürünün uluslararası alanda tanınmasını sağlıyor. Zekeriya Şenel, Silifke Yoğurdu'nu dünya çapında tanınan bir marka yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.





