• Ziraat Bankası Reklam
GÜNDEM
Yayınlanma : 21 Mart 2026 10:33
Düzenleme : 21 Mart 2026 10:33

Türkiye İMSAD, 22 Mart Dünya Su Günü'nde su ve eşitliğe dikkat çekti

Türkiye İMSAD, 22 Mart Dünya Su Günü'nde su ve eşitliğe dikkat çekti
Türkiye İMSAD, 22 Mart Dünya Su Günü'nde su ve toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yaparak, suya erişimdeki eşitsizliklerin derin etkilerini dile getirdi.

Bu yıl 22 Mart Dünya Su Günü, “Su ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” temasıyla kutlanıyor. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, suya ve sanitasyon hizmetlerine adil erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Bu özel gün, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1993 yılında ilan edilerek her yıl kutlanmaya devam ediyor.

morgan yeni köy

SU KRİZİ VE TOPLUMSAL EŞİTLİK

Murat Savcı, su krizinin yalnızca doğal kaynakların azalmasıyla sınırlı kalmadığını belirtti. Dünya genelinde su kaynakları üzerindeki baskının arttığını, buna bağlı olarak suya ve sanitasyon hizmetlerine erişimdeki eşitsizliklerin daha görünür hale geldiğini ifade etti. Özellikle birçok bölgede su temini sorumluluğunu kadınlar ve kız çocuklarının üstlenmesi, eğitim, sağlık ve ekonomik hayata katılımda derin eşitsizlikler yaratıyor. Bu nedenle su yönetimi politikalarının sosyal boyutunun güçlü bir şekilde ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

TÜRKİYE'DE SU STRESİ MEVCUT

Murat Savcı, Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çekti. Falkenmark İndeksi’ne göre kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.700 ile 1.000 metreküp arasında olduğu ülkeler ‘su sıkıntısı’ yaşayan ülkeler olarak kabul ediliyor. Türkiye'de ise 2022 itibarıyla bu miktar yaklaşık 1.313 metreküp seviyesinde. Nüfus artışıyla birlikte bu miktarın 2030 yılından sonra 1.000 metreküpün altına düşmesi bekleniyor. Bu nedenle mevcut su kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.

ALTUN REKLAM

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN ROLÜ

İnşaat ve yapı sektörünün su verimliliği açısından önemli bir sorumluluğa sahip olduğunu belirten Savcı, yapı malzemesi üretiminde su ayak izini azaltacak tekniklerin geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri, daha dayanıklı ve uzun ömürlü ürünlerin ortaya çıkmasına katkı sağlarken, yapıların kullanım sürecinde yenileme ihtiyacını azaltarak dolaylı yoldan su tüketimini de düşürebilir. Üretim süreçlerinde su ayak izinin azaltılması için yalın ve sürdürülebilir anlayışın benimsenmesi gerektiğini de hatırlattı.