Uluslararası danışmanlık firması EY tarafından yayımlanan Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi (AI Sentiment Index) araştırmasının ikinci sayısı, yapay zekânın günlük yaşamdaki entegrasyonunun hızla arttığını, ancak kullanıcı güveninin bu artışla orantılı olarak yükselmediğini gösteriyor.
Kullanım alanları genişliyor
Son altı ayı kapsayan araştırma, yapay zekânın kullanımının özellikle düşük riskli ve rutin uygulamalarda yaygınlaştığını ortaya koyuyor. Yol tarifi, müşteri hizmetleri, seyahat planlama ve içerik önerileri gibi hizmetler artık gündelik yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda. Bu durum, daha fazla yetki devrinin de kapısını aralıyor.
Otonom sistemlere ilgi artıyor
Araştırmaya katılanların yüzde 9’u otonom araç veya sürücüsüz taksi kullandığını, yüzde 10’u kendi adına ürün satın alan yapay zekâ uygulamalarını deneyimlediğini, yüzde 11’i ise yapay zekânın alışveriş veya bankacılık işlemlerini yönetmesine izin verdiğini belirtti. Henüz bu teknolojileri kullanmamış olan katılımcıların önemli bir kısmı da otonom sistemlere açık olduğunu ifade etti. Güven sorunları ise hâlâ devam ediyor. Katılımcıların yüzde 66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırılara karşı savunmasız olduğunu düşünüyor ve insan denetiminin gerekli olduğuna inanıyor. Ayrıca, yüzde 73’ü yapay zekâ tarafından üretilen içerikleri gerçeklerden ayırt etmekte zorlandıklarını dile getirdi. Endeks, yapay zekânın en yoğun kullanıldığı ülkelerin Hindistan, Çin, Brezilya, Meksika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hong Kong ve Güney Kore olduğunu belirtiyor. Bu ülkelerde yapay zekâ kullanım oranı yüzde 94, otonom kullanım oranı ise yüzde 24’e ulaşıyor.
Güven kritik bir unsur olmalı
EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde yapay zekâya yönelik kullanımın güvenin önüne geçtiğini vurguladı. Pamir, “İnsanlar yapay zekâyı önce düşük riskli alanlarda benimsiyor, ardından bu kullanım daha kritik alanlara taşınıyor. Artık mesele, yapay zekâyı kullanıp kullanmamak değil, hangi sınırlar içinde ve nasıl bir denetimle kullanıldığını tasarlamaktır” dedi. Güvenin, sistemin tasarım aşamasında yer alması gereken temel bir bileşen olduğunu da sözlerine ekledi.





