MEZHEPÇİLİĞE TUTULMUŞ, İŞİTMEYEN KULAKLAR!

Yayınlanma : 16 Mart 2026 14:33
Düzenleme : 16 Mart 2026 14:33
  • Ziraat Bankası Reklam

İsrail/ABD uçakları İranlı çocukların üzerine bomba kusuyordu... Çocuklar ölüyordu...

Sünni mezhepçisi hocalar da bombalarla eş zamanlı ve tam zamanlı olarak mezhepçilik kusuyordu... Vicdanlar ölüyordu...

İsrail ve ABD menfaatlerini koruyor, İranlılar vatanlarını koruyor, Sünni tezgâhtarlar mezheplerini koruyor, şeytan şeytanlığını koruyordu!

 

Ölen her Şii çocuğun Şii olması hasebiyle; Sünni vicdanların onlara yanması mümkün mertebe engellenmeliydi!

 

Her ne kadar mezhep bunu emretmese de mezhepçilik böyle bir şeydi!

Din, iman, ahlak, namus, vicdan, insanlık, kardeşlik, akıl, mantık, iz'an... Hepsi de mezhebin yanında minicik kalmalı, hatta yok sayılmalıydı!

 

Ne garip şeydi!:

Mezhep dediğin Müslüman olmaya engeldi!

Evet; İran sırılsıklam Şiiydi!

Onları kınayanlar kaskatı Sünniydi!

Bu ıslak ve taş zemin ki:

bombaların yol bulduğu gedikti!

İslam coğrafyasında yanan ateşler; kutsal mezheplerin mübarek tepkimesiydi!

Her biri dinini kaybetme pahasına; mezhebinin mücahidiydi!

"Hiziplere bölünmeyin" emri;

"Sadece Müslümanlardan olun" emri;

bir köşede garip ve kimsesizdi!

 

Çocukların oluk oluk kanları akarken...

Anaların ateş ateş göğüsleri yanarken...

Babaların omuzları ve onurları düşerken...

Gökler kapkara kararmışken...

Ortalık insanlığa kesecekken...

Kardeşliğe kesecekken..

Sadece Sünniliğe, sadece Şiiliğe kesiyordu!

 

Ne ki; Allah herşeyi görüyordu!

Ve şu ayet aralıksız iniyordu;

"Dinde hizipler değil, kardeşler olun!" diyordu!

Gör ki bu çağrı mezhepçilerin bağırtısından;

onların her kulağı tutmuşluğundan;

ulaşacak kulak bulamıyordu!

Cevdet çakır

1 -Sahur vakti

15/03/2026