• Ziraat Bankası Reklam
YAŞAM
Yayınlanma : 12 Temmuz 2026 18:26
Düzenleme : 12 Temmuz 2026 18:26

Yapay zekâ sinemayı ele mi geçiriyor? Uzman uyardı: Hız değil, kalite önemli!

Yapay zekâ sinemayı ele mi geçiriyor? Uzman uyardı: Hız değil, kalite önemli!
Uzman Dr. Denizcan Kabaş, yapay zekânın sinemada maliyetleri düşürdüğünü ancak asıl meselenin niteliği korumak olduğunu belirtti. İnsani deneyimin önemini vurgulayan Kabaş, sektörün çeşitliliği desteklemesi gerektiğini söyledi.

Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Denizcan Kabaş, yapay zekânın televizyon ve sinema sektöründeki yükselişine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Teknolojinin maliyetleri düşürdüğü bir gerçek olsa da, Kabaş'a göre asıl belirleyici unsur yaratıcılığın ve insan dokunuşunun korunması olacak.

morgan yeni köy

YAPAY ZEKÂ: MALİYET DÜŞÜRÜCÜ MÜ, YARATICILIĞIN SONU MU?

Günümüzün hızla değişen medya ortamında, artan yapım maliyetleri ve dijital platformların rekabeti, sektörü ekonomik olarak zorluyor. İşte tam bu noktada yapay zekâ, yalnızca bir teknolojik yenilik olmanın ötesinde, maliyetleri düşürme potansiyeli taşıyan ekonomik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Netflix'in 'The Eternaut' dizisinde olduğu gibi, yapay zekâ destekli görsel efektler sayesinde işler çok daha kısa sürede tamamlanabiliyor. Ön hazırlık, görsel tasarım, kurgu ve pazarlama gibi pek çok alanda yapay zekânın sunduğu avantajlar göz ardı edilemez. Ancak Dr. Kabaş, yapay zekânın senaryo taslakları hazırlayabilmesi, diyalog yazabilmesi veya görüntü üretebilmesi gibi yeteneklerine rağmen, derinlikli bir hikâyenin kökeninde her zaman insan deneyimi, gözlem ve duygunun yattığını vurguluyor. Yapay zekâ, üreticinin yerini alan bir aktör değil, yaratıcı süreci zenginleştiren güçlü bir yardımcı olarak konumlandırılmalı.

NİTELİK Mİ, HIZ MI? İNSANİ DENEYİMİN KRİTİK ROLÜ

İzleyicinin bir içerikle kurduğu bağ, yalnızca teknik mükemmelliğe dayanmıyor. Yapay zekâ destekli dijital gençleştirme gibi teknolojiler etkileyici sonuçlar verse de, karakterlerin taşıdığı insani deneyimin ve duygusal derinliğin önemi yadsınamaz. Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla gerçek ile kurgu arasındaki sınırların bulanıklaşması, beraberinde etik ve kültürel tartışmaları da getiriyor. Kabaş, yapay zekânın geçmiş verilerden öğrenerek çalıştığını ve bu durumun, sektörün yalnızca algoritmaların beğendiği kalıplara yönelmesi halinde benzer hikâyelerin çoğalmasına ve kültürel çeşitliliğin risk altına girmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Türk dizilerinin uluslararası başarısının ardında yatan yerel hikâyeler ve özgün karakterler düşünüldüğünde, yapay zekânın bu çeşitliliği destekleyen bir araç olarak kullanılması büyük önem taşıyor.

ALTUN REKLAM

GELECEĞİN MEDYA PROFESYONELLERİ VE EĞİTİMİN DÖNÜŞÜMÜ

Önümüzdeki dönemde, hem algoritmaların hızla ürettiği içeriklerin hem de insan yaratıcılığının damgasını vurduğu özgün yapımların bir arada var olacağı bir tablo öngörülüyor. Dr. Kabaş'a göre asıl mesele, içerik sayısını artırmak değil, niteliği koruyabilmek olacak. Yapay zekâ, medya sektöründeki meslekleri tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade, çalışma biçimlerini kökten değiştirecek. Gelecekte, yapay zekâyı etkin bir şekilde kullanabilen, üretilen içerikleri eleştirel bir gözle değerlendirebilen ve yaratıcı kararlar alabilen profesyoneller öne çıkacak. Bu dönüşüme ayak uydurmak adına üniversitelerin iletişim fakültelerinde yapay zekâ okuryazarlığı, veri etiği, telif hakları ve eleştirel medya okuryazarlığı gibi konuların müfredatın temel taşları haline gelmesi gerekliliği de vurgulanıyor.