Aptal Olduğunu Fark Edemeyen Aptallar

Yayınlanma : 21 Haziran 2026 15:22
Düzenleme : 21 Haziran 2026 15:22
  • Ziraat Bankası Reklam

Birisi size "Aptal mısınız?" diye sorsa, muhtemelen hiç düşünmeden "Hayır." dersiniz. Hatta bu sorunun size yöneltilmesine sinirlenebilir, soruyu soran kişiye tepki gösterebilirsiniz. Çünkü çoğumuz aptal olmadığımızdan eminizdir.

Oysa insan bazen kendi eksiklerini göremez. Tıpkı ağzının koktuğunu fark etmeyen birinin, başka birinin ağız kokusuyla alay etmesi gibi. "Ne kadar aptal biri, ben olsam asla böyle yapmazdım." cümlesi size de tanıdık gelmiyor mu? Belki de bu cümleyi düşündüğünüzden daha sık kuruyorsunuz.

Peki aptallık gerçekten nedir?

Haksızlık karşısında sessiz kalmak mı, yoksa ses çıkarmak mı? Bir çocuğun uğradığı zulmü görmezden gelmek, duymadığını duydum demek, görmediğine gördüm diye şahitlik etmek akıllılık mıdır? Başına bir iş gelmesin diye vicdanını susturmak gerçekten zekânın göstergesi sayılabilir mi?

Belki de asıl sorun, insanların aptallıktan değil, bedel ödemekten korkmasıdır. Çünkü doğru olanı yapmak her zaman güvenli değildir. Haksızlığa karşı çıktığınızda size sık sık aynı şeyi söylerler:

"Aptallık etme, başın yanar."

İşte tam da bu yüzden aptallığın ne olduğunu yeniden düşünmek gerekir. Eğer aptallık; doğruları söylemek, haksızlığa boyun eğmemek ve vicdanının sesini dinlemekse, belki de dünyada biraz daha fazla "aptala" ihtiyaç vardır.

Bugüne kadar akıllı olmanın ödülünü belki birkaç sınav sonucunda, birkaç takdir belgesinde ya da birkaç çıkar ilişkisinde görmüş olabilirsiniz. Ama insanın kendisine duyduğu saygı, çoğu zaman akıllılıktan değil, cesaretinden gelir.

Bu yüzden, eğer doğru bildiğin şeyi savunmak insanlara göre aptallıksa, bırak öyle olsun. Bazen aptal görünmek, vicdanını kaybetmekten çok daha değerlidir.