Yapılan son araştırmalar, özellikle 65 yaş ve üstü bireylerde gece yatılan odanın sıcaklığının kalp sağlığı üzerinde ciddi etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Avustralya'daki Griffith Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir çalışma, aşırı ısınan yatak odalarının kalbin dinlenme ve kendini yenileme yeteneğini olumsuz etkilediğini gösteriyor.
SICAKLIK ARTTIKÇA KALBE BİNEN YÜK
Araştırmanın baş yazarı Dr. Fergus O'Connor, vücudun sıcaklığa tepki olarak kendini soğutmak için kanı deri yüzeyine pompalamaya çalıştığını belirtiyor. Bu durum, kalbin normalden daha fazla ve daha uzun süre çalışmasına neden oluyor. Kalp, gece boyunca bu 'soğutma mesaisi'ni sürdürdüğünde, bir önceki günün yorgunluğunu atamıyor ve stres altına giriyor.
RİSKLER SAYILARLA ORTAYA KONDU
Yaş ortalaması 72 olan katılımcılarla yapılan çalışmada, yatak odası sıcaklıkları yaz boyunca takip edildi. Sonuçlar, sıcaklık arttıkça kalbin zorlanma oranının katlanarak yükseldiğini gösteriyor. Örneğin, 24 derece ve üzeri sıcaklıklarda kalbin toparlanma kapasitesinde klinik olarak belirgin bir düşüş yaşanma olasılığı %40 artıyor. Sıcaklık 26 ila 28 dereceye çıktığında bu risk iki katına, 28 derece ve üzerinde ise neredeyse üçe katlanıyor.
İDEAL SICAKLIK ÖNERİSİ: 24 DERECE
Dr. O'Connor, 65 yaş ve üzeri bireyler için gece yatak odası sıcaklığının yaklaşık 24 derece civarında tutulmasının, uyku sırasındaki stres tepkilerini önemli ölçüde azaltacağını vurguluyor. Çalışma ayrıca, gündüz iç mekan sıcaklıkları için pek çok resmi sağlık rehberi bulunurken, gece uyku süreci için belirlenmiş net sıcaklık tavsiyelerinin henüz yaygın olmadığına da dikkat çekiyor.





