Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, küresel gıda kriziyle mücadele kapsamında su ve gıda israfını önlemek için acil işbirliği çağrısında bulundu. Sıfır Atık Hareketi'nin kurucusu Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı işbirliğinde İstanbul'da düzenlenen 'Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek' temalı Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'nde bu kritik konu masaya yatırıldı.
Gıda İsrafı: Sadece Kayıp Değil, Kaynakların Tüketimi
BM Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkan Yardımcısı Gerardine Mukeshimana, gıdanın korunma sürecinin üretim aşamasında başladığını vurgularken, iklim değişikliğinin mahsul kayıplarını artırdığına dikkat çekti. Tahılların hem insan beslenmesindeki önemine hem de yüksek su tüketimine değinen Mukeshimana, iklim değişikliğiyle azalan su kaynaklarının tahıl verimliliğini olumsuz etkilediğini belirtti. Gelişmekte olan ülkelerde üretilen gıdanın yüzde 30'unun israf edildiğini ve bunun aynı zamanda su, enerji, iş gücü ve yaşam kaybı anlamına geldiğini ifade eden Mukeshimana, 700 milyona yakın insanın aç uyuduğu bir dünyada bu israfın kabul edilemez olduğunu söyledi. Yetersiz beslenmenin sağlık sorunlarına yol açtığını ve özellikle çocukları olumsuz etkilediğini ekledi. Mukeshimana, gıda israfı ve su kaybının büyüyen bir insani kriz olduğunu ve hiçbir ülkenin tek başına bu sorunla başa çıkamayacağını, bu nedenle uluslararası işbirliklerinin şart olduğunu vurguladı.
Küçük Üreticilere Destek ve Şehirlerde İsrafın Boyutu
IFAD'ın küçük ölçekli üreticileri desteklemeye odaklandığını belirten Mukeshimana, iklim değişikliği koşullarında bu çiftçilerin finansmana erişimde zorlandığını ve iklim adaptasyonu finansmanının onlara ulaştırılması gerektiğini dile getirdi. Küresel gıda arzının yüzde 30'unu üreten küçük ölçekli çiftçilere, iklim değişikliği finansmanının sadece yüzde 1'inden azının ulaştığını belirtti. BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Ofisi Özel Kalem Müdürü Erfan Ali ise özellikle şehirlerdeki gıda israfının boyutuna dikkat çekerek, küresel üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 70'inin şehirlerde tüketildiğini ancak bunun üçte birinin israf edildiğini söyledi. Bu büyük sorunu çözmek için bilgi alışverişi ve girişimlerin önemine değinen Ali, gıda israfının su israfını da beraberinde getirdiğini ve Türkiye'nin başlattığı 'Sıfır Atık Girişimi' gibi projelerin küresel çapta büyük önem taşıdığını vurguladı. Hükümetlerin tüm kademelerinde, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği yapması gerektiğini belirten Ali, şehirlerde israfı önlemek için entegre politikalar ve veri odaklı çözümlerin gerekliliğini, bu bağlamda yeni teknolojiler ve yapay zekadan yararlanılması gerektiğini ifade etti.
COP31'e Doğru Küresel İşbirliği Fırsatı
Ali, Türkiye'nin ev sahipliği ve başkanlığında gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecine işaret ederek, Türkiye'nin geçmişteki başarılı ev sahipliklerini ve Sıfır Atık Girişimi gibi inisiyatiflerin COP31 için önemli bir temel oluşturduğunu söyledi. COP zirvelerinin deneyim aktarımı için önemli platformlar olduğunu hatırlatan Ali, Türkiye'deki şehirlerin yerel iklim eylemleri konusundaki başarılı deneyimlerinin sunulmasının ve küresel deneyimlerin COP31 aracılığıyla bir araya getirilmesinin, başarılı bir zirve için büyük bir fırsat olduğunu belirtti. Türk ortaklarla birlikte çalışarak bu küresel konferansı gerçekleştirmeyi dört gözle beklediklerini sözlerine ekledi.





