ALLAH VERDİ… SEN NE YAPTIN?

Yayınlanma : 28 Şubat 2026 15:11
Düzenleme : 28 Şubat 2026 15:12
  • Ziraat Bankası Reklam

 

Allah sana bir ömür verdi…

Sen o ömrü nerede tükettin?

Allah sana göz verdi…

Sen o gözle neye baktın?

Allah sana dil verdi…

Sen o dille kimi incittin, kimi onardın?

Allah sana mal verdi…

Sen o malı sadece biriktirdin mi, yoksa paylaştın mı?

Allah sana makam verdi…

Adalet mi dağıttın, yoksa gücü kendine mi sakladın?

Aziz kardeşim…

Nimet sadece verilmiş bir lütuf değildir; aynı zamanda sorulacak bir sorudur. Her nimet kıyamet günü dile gelecek. Her imkân şahit olacak. Çünkü nimet emanettir.

Yüce Rabbimiz buyuruyor:

“Sonra o gün nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.”

(Tekâsür, 102/8)

Demek ki mesele sahip olmak değil…

Mesele, sahip olduğunla ne yaptığındır.

Bir insan düşünün; sağlıklı, ama secdeye gitmiyor.

Bir insan düşünün; zengin, ama infak etmiyor.

Bir insan düşünün; bilgili, ama hakkı savunmuyor.

Peki o nimet gerçekten nimet midir, yoksa ağır bir vebal midir?

Şükür, nimeti Allah yolunda kullanmaktır.

Şükür, verilenle Rabbine yaklaşmaktır.

Şükür, nimeti nefsine değil, hakka hizmet ettirmektir.

Unutmayalım…

Fakirlik imtihandır ama zenginlik de imtihandır.

Hastalık imtihandır ama sağlık da imtihandır.

Yokluk sabır ister, varlık şükür ister.

Ve asıl soru şudur:

Allah sana iman verdi…

Sen o imanla ne yaptın?

Allah sana Kur’an verdi…

Onu sadece duvara mı astın, yoksa hayatına mı indirdin?

Allah sana secde imkânı verdi…

Kaçını değerlendirdin?

Bir gün hepsi geri alınacak.

Ömür bitecek.

Nefes duracak.

Makam düşecek.

Mal kalacak.

Ama yaptıkların kalacak.

O gün mazeret değil, amel konuşacak.

Şimdi henüz vakit varken…

Henüz nimet elindeyken…

Henüz kapı açıkken…

Kendine sor:

Allah verdi… Sen ne yaptın?