İnsan yola çıktığında haritaya bakar.
Denize açılan pusulaya sarılır.
Karanlıkta bir ışık arar.
Peki hayat yolculuğuna çıkan insan neye bakıyor?
Hangi pusulayı taşıyor?
Hangi haritayla yürüyor?
Bugün modern insanın en büyük krizi ekonomik değil; kimlik krizidir. Ne olduğunu bilmeyen, ne için yaşadığını unutmuş, nereye gittiğini düşünmeyen bir insan tipi…
Kur’an-ı Kerim bu krizi asırlar önce haber vermişti:
“Kendilerini unutanlar gibi olmayın; Allah da onlara kendilerini unutturmuştur.” (Haşr 59/19)
Kendini unutan insan, kimliğini kaybeder.
Kimliğini kaybeden insan, yönünü kaybeder.
Yönünü kaybeden ise sürüklenir.
Ve sürüklenen insan, başkasının inşa ettiği bir hayatı yaşamaya başlar.
Bugün insan kendi tercihlerini yaptığını zannediyor; oysa çoğu zaman tercihleri ona fısıldanıyor. Ne giyeceğine, nasıl düşüneceğine, neye üzüleceğine, neye sevineceğine kadar görünmez bir akışın içinde yönlendiriliyor. Böyle bir dünyada Müslüman kimliğini korumak, sıradan bir mesele değil; bilinçli bir inşa meselesidir.
Çünkü boş bırakılan her alanı başka bir şey doldurur. Kalp boş kalmaz. Zihin boş kalmaz. Hayat boş kalmaz. Eğer biz hayatımızı vahiy ile inşa etmezsek, hayatımızı alışkanlıklar, arzular ve çağın rüzgârı inşa eder.
Kur’an sadece okunmak için inmemiştir; insanı inşa etmek için inmiştir. Peygamber sadece bir tebliğci değil; yaşayan bir modeldir. Sünnet ise hayata uygulanmış vahiydir.
İlk nesil Kur’an’ı ezberlemek için değil, onunla değişmek için okudu. Bu yüzden çöl insanından medeniyet kuran bir nesil çıktı. Biz ise çoğu zaman Kur’an’ı bilgi olarak biliyor, fakat kimlik olarak taşımıyoruz.
Doğumdan ölüme kadar bir insanın hayatını kim şekillendiriyor? Aile mi, toplum mu, moda mı, algı mı… yoksa vahiy mi?
Bir Müslümanın hayatı tesadüfi olamaz. Çünkü onun hayatı emanettir.
“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât 51/56)
Hayatın amacı netse, hayatın yolu da net olmalıdır.
Bu yazılarla birlikte hayatımıza Kur’an’ın ışığında yeniden bakacağız. Belki bir soruya cevap bulacağız, belki unuttuğumuz bir hakikati hatırlayacağız.
Yol uzun…
Ama niyet sahihse, istikamet bulunur.
Birlikte yürümek duasıyla…


