Değerli okurlarım, kıymetli dostlar! Yaşadığım, gördüğüm ve duyduğum bir husussu dile getirme ihtiyacı hissetim. Tecrübe etmediğim ve sınanmadığım hiçbir durumun izahını yapmam. Belli kesimin mustarip olduğu ve birçok kişinin mağdur edildiği durumlardan biri de insanları oyalamak, kandırmak ve verilen sözü tutmama hastalığıdır. Yerine getirilemeyecek talepler için verilen sözler insanlarda büyük bir yıkım ve hayal kırıklığı yaratmaktadır. Yüce yaradan imtihan gereği bazı kullarına makam-mevki verir, güç lütfeder. Allah (c.c) tarafından bahşedilen makam-mevki ve gücü ihtiyaç sahiplerinin sıkıntısını giderme, düşkünlere yardımcı olma ve zayıf insanlara fayda sağlamak için kullanmalıyız. Maalesef birçok insan verilen bu şansı iyi kullanamıyor ve sınıfta kalıyor. Bu hayattın gerçeğidir, çoğu zaman çoğu şeye gücümüz yetmez, yetersiz kalırız. Bu noktada sistem ve şartlar bizi başka insanlara mecbur kılıyor. Hakkınız olan bir şeyi almak, mağduriyetinizin giderilmesi noktasında çoğu kez insanların kapısını, telefonunu çalarız. Kendini dev aynasında gören, kibirli, etkin ve yetkin görünümlü bu kişiler yardımsever rolüne, iyiliksever postuna bürünerek zor durumda olup yardım talebinde bulunan insanları oyalatma, aldatma ve beklenti içine sokma davranışları sergilerler. İnsanların talebi durumunda sözde yardımseverler: ‘’Başım üstüne der, tamam der, bilgilerini at der, yapacam-edecem deyip’’ başından savarlar. Kendini güçlü ve yetkili gösteren bu şahsiyetler o kadar iyi niyetli ve Babacandırlar ki insanların talepleri karşısında hiç kimseyi kırmaz ve yok demezler aksine yardımcı olacaklarını, ilgileneceklerini söylerler; lakin değerli, öncelikli ve önemli olmadığınız için durumu geciktirir ve de üstüne düşmezler. O süreçte şunu idrak edeceğiz; İnsanlara gözü kapalı inanmamayı, güvenmemeyi ve umut bağlamamayı öğreneceğiz. İnsanları gözümüzde büyüttüğümüz ve beklenti içine girdiğimiz kadar samimi ve iyiliksever olmadıkları kanısına varacağız. Yetkili ve etkili kişilere sözüm şudur; İnsanları oyalatmak, kandırmak ve ilgileniyor süsü vermek ahlaki, vicdani ve insani bir yaklaşım değildir.
Bu hususta bir diğer önemli durum ise yardım etme konusunda insanlar ikiyüzlü ve ayrıcalıklı tutum takınırlar. Şöyle ki varlıklı, nüfuslu ve ileri gelen insanların ihtiyacını karşılama, sıkıntısını giderme noktasında çaba gösterip çokça istekliyken gariban, kimsesiz ve sıradan insanların taleplerini karşılama ve mağduriyetini giderme noktasında maalesef seçici davranıyor ve vurdumduymaz oluyorlar. Hatırlatırım ki adamına, soyuna, ailesine ve akrabalık bağına göre yapılan yardımın Allah katında bir değeri yoktur; önemli ve doğru olan kimsesizin kimsesi olmaktır. Sözde yardımseverler! İnsanlar tehditle ve silah zoruyla sizden mağduriyetinin giderilmesini istemiyor. İnsanların talepleri karşısında yapmayacağınız bir işi ve tutamayacağınız sözü vermeyin. Yapmıyorsanız, yapamıyorsanız, uğraşmayacak ve yardımcı olamayacaksanız insanları beklenti içine sokup umutlandırmayın. Siz farkında değilsiniz; lakin umut verdiğiniz kişi belki de size çok güveniyor ve inanıyordur. Bu hususta hazırlıklarını, planlarını kısacası geleceğini sizin ümit verici söylemlerinize göre ayarlıyordur. Elinizden bir şey gelmediğinde veya gücünüzü aşan durumlar olduğunda insanları ümitlendirmemek ve hayal kırıklığına uğratmamak adına net olun, lafı dolandırmadan açıkça ve güzel bir üslupla bu konuda yardımcı olamayacağınızı belirtin. Şu noktaya da dikkat çekmek isterim. İnsanların sıkıntısını giderme ve yardımcı olma noktasında samimi ve dürüst insanların varlığı göz ardı edilemez. Mağduriyetinizin giderilmesi hususunda yardım talebinde bulunduğunuz kişi içtenlikle ilgili makamları arar, cani gönülden uğraşır, çabalar; fakat gücünün yetmediği ve yetkisini aşan durumlar olur. Çoğu zaman da bu isteğin gerçekleşmesi kanunen mümkün olmaz. Sonuç alınmaz ve sıkıntınız giderilmese dahi o kişinin uğraşı, fedakarlığı, iyi niyeti ve samimiyeti yeterdir insana. Peki insanın samimi olup olmadığını, uğraşıp uğraşmadığını, ilgili olup olmadığını nasıl anlayacağız? Eğer ki size yardımcı olacağını ve sorununuzu gidereceğini söyleyen kişi süreç içerisinde size dönüş yapmıyor ve konu hakkında sizi bilgilendirmiyorsa o kişiye güvenmeyin ve umut da bağlamayın.
Yakın, dost ve arkadaş bildiğiniz insanlara karşı bakış açınızın netleşmesi veya değişmesi açısından bazen bazı şeylerin yaşanmasında fayda vardır. Kimin için öncelikli ve kıymetlisin, gerçek dost kim, dost görünümlü sözde dost kim; kim kör, sağır ve dilsiz, kim uğraşçı ve fedakar? Bir insanın sizi ne kadar önemsediği sergilediği özveri ve verdiği mücadeleden belli olur. Uğraşını ve çabasını göremediğiniz hiç kimsenin sevgisine ve samimiyetine inanmayın. Bu hususta esas olan talepte bulunana çabanızı hissettirmektir. İnsanların talebini karşılama ve sıkıntısını giderme noktasında yardım eder gibi görünmeyin, yardım edin! Elinizde imkan varsa ve gücünüz yetiyorsa insanların sorununu karşılıksız ve Allah rızası için giderin ki o kişinin hayır duasını alasınız; yok eğer insanları çocuk yerine koyup küçümserseniz, hiçbir şey yapmadan yapıyor imajı verip oyalattırır, kandırır, umutlandırır ve beklenti içine sokarsanız ikiyüzlü, yalancı, sahtekar ve düzenbaz konumuna düşmüş olursunuz.
Yukarıda dillendirdiğim konunun asıl can alıcı noktası şudur; İnsanların sıkıntısını giderme ve taleplerini karşılama noktasında aslında hiç kimse meşgul değil sadece insanlar için öncelikli değilsiniz; çünkü herkes değer verdiğine ve yakın gördüğüne daha müsaittir. Şu gerçeği aklımızdan çıkarmayalım; yardım talebinde bulunduğunuz kişiler kendilerine verilen kotayı sizinle doldurmak istemezler. İleride bir üst makamdan bir şey talep etme, bir şey isteme durumları olacağından emin olun bunu sizden yana kullanmazlar. Bu haklarını çocukları, kardeşleri, akrabaları veya daha yakın hissettikleri insanlar için saklarlar. Ve o gün geldiğinde var güçleriyle uğraşır, istediklerini de alırlar.Siz siz olun Allah’tan başka kimseden bir şeyi iki kere istemeyin! O kişiye gebe kalmamak ve minnet altına girmemek için çokça ısrarcı olmayın. Rabbim kulu kula, eli ele muhtaç etmesin. Velhasıl kelam; söz vermek bir nevi borçtur, erkek söz verir adam olan tutar. Sağlıcakla kalın!


