NERDE O ESKİ AŞKLAR

Yayınlanma : 22 Mayıs 2026 16:27
Düzenleme : 22 Mayıs 2026 16:28
  • Ziraat Bankası Reklam

Günümüzde yaşanan aşkları görünce ister istemez eski aşklara özlem duyuyoruz. Nerde o eski aşklar, sevdalar? Divan edebiyatına, Servet-i Fünun dizelerine konu olan aşklar, şairlerin yüreğinden, yazarların dilinden dökülen mısralar, arabesk şarkılarında dillendirilen ve Türk Halk Müziğinde bestelenen duygular artık yüreklerde yer edinemeyecek duruma getirildi. Günümüzdeki Aşk gerçek Aşk mıdır? Hiç sanmıyorum. Aşkta duyulan hisler, sevdaya olan bakış açısı günümüzde bambaşka bir hal aldı. Günümüzde aşk ve ilişkiler çok daha yüzeysel, kısa süreli ve fiziksel ihtiyaçların karşılanmasına dönüştü. Sözde aşıklar gerçek aşkı kirlettiler. Utanma duyguları içerisinde samimi, içten ve gerçek olan aşk maalesef günümüzde şehvetli duygulara dönüştü. Bu doğrultuda aşk ve sevgili adı altında hayasızlık almış başını gidiyor. Şimdiki aşklarda ar, edep, namus gibi duygular değersizleştirildi. Günümüzde Aşk; dokunmak, faydalanmak, gönül eğlendirmek olmuş. Eski nesil aşkın en iyisini, en güzellini yaşadı. Sevda duygusu yönünde eski aşıklar çok şanslıydı; çükü aşkı eskilerdeki gibi yaşamak vardı. Eskiden Aşk masumca, tertemiz, heyecanlı ve utanma duygularıyla yaşanırdı. Öyle ki kişinin haberi olmadan uzaktan sevmek vardı; el ele tutuşmadan, sarılmadan, dokunmadan, flört ve ilişki durumları yaşanmadan da Aşık olunurdu. El ele tutuşurken ellerimiz terlerdi heyecandan. Sokak aralarında kaçamaklı buluşmalar yaşanırdı korku içinde… Bir hafta sonraki buluşmanın heyecanı sarardı benliğimizi. Hele de lise yıllarındaki saf, samimi, çocuksu ve içten olan aşklar günümüzde sevgili adı altında erkek ve kız arkadaşlığı olarak eğlenceye ve günübirlik ilişkilere döndü. Eskiden yürek yakan sevdalar vardı. Sevdiğinden ayrılmanın veya sevdiğinin başkasıyla evleniyor olmasından dolayı aşıklar matem havası içerisinde gözyaşı dökerdiler. Gerçek manada Aşkı yaşayan insanlar değişti. Yeni kuşakta herkes herkesi seviyor ama kimse kimseyi delicesine, sırılsıklam ve yürekten sevip bağrına basmıyor. Günümüzde Aşkım, bir tanem, hayattım gibi süslü ve yapmacık kelimelerin kullanımı artı. Eskiden Aşk günümüzdeki gibi dilde yaşanmazdı, diller seviyorum diyor; ama kalpler hiç oralı bile değil. Günümüzde yaşanan aşklar yalan dolan, duygular sahte, niyetler kirli. Geçmişte sevginin masumiyeti vardı, aşk gözlerde belirirdi; Maşuk sevdiğini görünce utanır ve başını yere eğerdi. Göz göze gelindiği zaman yüzü kızarır, sesi titrer, terleme başlar ve kalp atışları artardı.  Aşıklar göz göze gelmekten, el ele tutuşmaktan çekinirken yeni kuşakta kızlar aşık olduğunu gizlemeden annelerine anlatacak, sosyal medya hesaplarında duyuracak kadar edepten yoksun rahat bir nesil yetişti. Baktığımızda Aşk aynı Aşk; fakat günümüzdeki Aşk varoluşunu ve aslını yitirdi. Şimdiki aşklar hep medyatik, güzellik, göz boyama, şehvet, para, görsellik ve geçici hevesler üzerine kuruludur. Aşk adeta ucuzladı; iki süslü söz, bir iki yalan, buluşmalar, yersiz ve samimiyetsiz iltifatlar, kaynaşmalar; gündüz kafelerde, gece barlarda başlayıp otel odalarında biten kirli çıkar ilişkilere döndü.

  Yeni aşklar sanal dünyayla sınırlıdır. Modernleşmeyle beraber aşka yüklenen anlam değişime uğradı. Şöyle ki iletişim ağının bir insana ulaşımı kolaylaştırması sebebiyle eski aşkların bitmesi kaçınılmaz oldu; çünkü telefonla sevdiğinin yüzünü her daim görebilir, sesini duyabilir ve saatlerce sohbet edilebilirsiniz. Bunun sonucunda insanlar birbirine doyuyor; yaşayacak, özlem ve heyecan duyacakları bir duygu kalmıyor. Sevdayı ve aşıkları dile getiren şarkılarda da büyük bir değişim yaşanmıştır. Eski türkülerde, nostalji ve arabesk şarkılarda duygu yoğunluğu vardı, insanların his ve ruh hali şarkılarla dışa vurulurdu. Geceleri veya yalnızken o şarkıları dinlediğimizde bizi anlatıyormuşçasına o ezgilerde bulurduk kendimizi. Şimdiki şarkılar sevdaya, maşuka ithafen söylenmiyor; aksine günümüz müzik anlayışında görsellik ön planda olup şarkılar kulağa hoş ve eğlenceye hitaben besteleniyor. 

  AŞK çile çekmek ve dertli olmak demektir. Eski aşklarda sevda yolunda emek vermek ve bedel ödemek vardı. Kavuşamamanın kahrı, cefası ve yükü çekilirdi. Aşk zorlu bir yol, zahmetli bir duygu ve tek taraflı sevgi olduğu için kıymetliydi. Şu bir gerçek ki acı çekmediyseniz, düşünceli değilseniz, uykusuz kalmadıysanız ve uzaktan sevmediyseniz Aşık oldum, sevdalandım demeyin; çünkü gerçek aşk karşılıksız, imkansız, zor ve gözden ırak olandır. Geçmiş aşklarda adanmışlık, tek kişiye sevdalanmak ve sadakatle bağlı olmak vardı. Geçmiş sevdalarda Aşıkın gözüne perde inerdi, gözü kimseyi görmez, gönlü kapalı olurdu. Aşık kıskanç olurdu sevdiğini kimseyle düşünemez, onsuz bir yaşamı hayal bile edemezdi. Sevdiği için herkesi karşısına alırdı ölümüne...  Nerde o eski sevdalar, heyecanlı aşklar, gerçek aşıklar? Eski aşklar eskide kaldı, hayal oldu. Eski sevdalar bir daha yaşanmamak üzere 80’li ve 90’lı yıllarda, şairlerin dizelerinde, Yeşilçam filmlerinde ve arabesk şarkılarında kaldı.