SAVRULAN GENÇLİK VE AHLAKİ ÇÖKÜŞ

Yayınlanma : 15 Haziran 2026 19:03
Düzenleme : 15 Haziran 2026 19:09
  • Ziraat Bankası Reklam

Muhafazakar kesimin yaşadığı, örf ve adetlere sımsıkı bağlı olunduğu, edep ve ahlakın her şeyin üstünde tutulduğu Muş’umuz her geçen gün ahlaki çöküntü ile karşı karşıya kalmaktadır. Her yıl okulların kapanmasına yakın belli mekanlarda Avrupa’dan ithal edilen Mezuniyet Organizasyonu ve Balolar düzenleniyor. Bu kapsamda mezuniyet törenleri adı altında ahlaksızlıklar sahnesi kuruluyor. İlk olarak Üniversitelerde başlatılan bu etkinlik günümüzde lise, ilköğretim hatta kreşlere kadar çıban misali yayıldı. Batı özentisi ve hayranlığından gelen bu yıkıcı durum Müslüman ahlakımıza, edebimize, değerlerimize, kültürümüze ters, özümüzle bağdaşmamaktadır. Maalesef yeni nesil gençler sosyal yaşamda ve eğitim hayatında Avrupa’yı örnek almakta, Avrupa insanın şu an ki yaşantısına benzer hayat sürmektedirler. Bu tip mezuniyet programları bazı Okul İdareleri tarafından normalleştirilerek gelenek haline getirilmiştir. Mezuniyet Organizasyonu teşvik eden, öncü olan ve önemli rol alan bazı Eğitim Kurumlarının düzenlediği mezuniyet törenlerinde masum, saf ve tertemiz çocuklarımız düğüne gidercesine abartılı makyaj, şatafatlı ve uygunsuz kıyafetlerle katılmaları büyük bir felakettir. Bazı aileler işin dozunu kaçırarak 7-8 yaşlarındaki kız çocuklarını yetişkin bir kadın gibi giydirip süslendiriyorlar.

  Muşumuzun aksine özellikle de büyükşehirlerde yaygın olarak görülen durumlardan biri de ‘’Mezuniyet Balosu’’ adı altında kafe, düğün salonları, park, havuz başı ve gece kulüplerinde gençler adeta açık kıyafet yarışına giriyorlar. Öyle ki bazı kızlarımız etkinliğe gece kıyafetini andıran giysilerle katılım sağlamaktadırlar. Alkolün su gibi tüketildiği, gençler tarafından ilk dansların öğrenildiği, ahlak dışı şehvet durumların yaşandığı bu ortamlar istikbalimiz ve kırmızı çizgimiz çocuklarımız adına endişe verici ve acı bir tablodur. Ahlaksızlığın tavan yaptığı bu içler acısı durum ne inancımıza ne töremize ne de aile geleneğimizle bağdaşmaktadır. Batı taklitçiliği sonucunda düzenlenen organizasyonlar gösteriyor ki gençlik islami değerlerden uzaklaştı, özünden savruldu. Unutmayalım ki farkında olmadan çocuklarını kendi elleriyle ateşe atan aileler var. Ebeveynler olarak neden bu kadar sorumsuz, duyarsız ve rahatız, toplum olarak ne ara bu denli sessiz ve seyirci kaldık? En acı durum ise bazı anne ve babalar çocuklarının bu içler acısı hallerini çekip sosyal medya hesaplarında paylaşacak kadar gurur duymaktadırlar.

  Batının kültürümüze dayattığı ve edep perdesinin yıkıldığı bu tip mezuniyet etkinliklerinde amaç; inancı zayıf, değerlerinden kopmuş, ahlakı yozlaştırılmış bir nesil yetişmek; çocuklarımızı erken yaşta kendilerine benzetmek, yaşantılarını aşılamak, gençlerimizi dini ve ahlaki değerlerden uzaklaştırmaktır. (…ki amaçlarına da ulaşmış gözüküyorlar) İnancımıza ve kültürel değerlerimize ters, gelenek-görenek, örf-adetlerimizle bağdaşmayan bu tip yıkıcı Organizasyonlara ebeveyn olarak çocuklarımızı göndermememiz elzemdir. Bu noktada toplumun her bireyine ve eğitim kurumlarına büyük vazife düşmektedir. Kaygı içinde üzülerek belirtmek isterim ki gereken önlemler alınmazsa toplumsal çürümeye neden olan bu sorun ileri ki dönemde çocuğumuzda telafisi mümkün olmayan bir kişilik oluşmasına sebep oluruz. Öyle ki az da olsa var olan edep, ahlak, haya ve mahremiyet gibi duygu ve tutumlar yok olacaktır. Demedi demeyin!