UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI

Yayınlanma : 16 Temmuz 2026 16:10
Düzenleme : 16 Temmuz 2026 16:11
  • Ziraat Bankası Reklam

Toplumsal olgu ve olayları kaleme alırken sosyal incelemenin yapılması, madde bağımlısı veya bu ilet ile mücadele edip kurtulmuş kişilerle bireysel görüşmelerin gerçekleştirilmesi yazının inandırıcılığı ve gerçekliği açısından önemli bir adımdır. Bu düşünceyle uyuşturucu bataklığına düşmüş bu kesimle birebir görüşmeler sağlanmıştır. Bugünkü yazımda uyuşturucu kullanımının sebepleri, etkileri ve çözüm önerileri üzerine kanaatimi bildireceğim. Değerli okurlarım, son yıllarda hızla artış gösteren, yıkıcı etkileri olan, ailelerin ocağına ateş düşüren, ebeveynleri derinden yaralayan uyuşturucu madde kullanımı halkın yüzleşmek durumunda kaldığı bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Yaşam beklentisi ve gelecek kaygısı taşımayan bu kesim pimi çekilmiş bomba misali toplum için tehdit oluşturmaktadırlar. Bağımlı bireylerin içinde bulunduğu hal ailelerin elini kolunu bağlamaktadır. Günümüzde uyuşturucu madde çeşitliliği artıyor, uyuşturucuya ulaşım eskiye oranla artık çok daha kolay ve kullanım yaşı da düşmüş durumdadır. Geçmiş dönemlerde varoşlarda yaygın olan uyuşturucu kullanımı günümüzde varlıklı, popüler ve elit insanlar arasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

İnsanlar neden uyuşturucu bataklığına düşüyor?  Madde kullanımına zemin hazırlayan çok sayıda etken bulunmaktadır. Özellikle de gençler eğlenmek, heyecan aramak, sorunlarından uzaklaşmak, cinsel ve duygusal gereksinimlerini gidermek gibi çok değişik nedenlerle madde kullanmayı deneyebilmektedir. Bununla beraber çevresel faktörler başlığı altında en büyük etken arkadaş ortamı bireyleri bu ilete bulaştırmaya zemin hazırlamaktadır. Ebeveynler çocuklarının sosyalleştikleri ortamlardan haberdar olmaması, bireylerin sosyal ilişkilerinin olmaması ve toplumsal katılımın dışında kalmaları onları yalnızlaştırır; yalnızlaşan gençler boşluğa düşer ve bu alana yönelirler. Aile bağlarının zayıf olması, ilgisizlik ve iletişimsizlik bireyi boşluğa iter. Bu noktada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Ebeveynler kontrollü eline alıp çoğu yerde gençlerin bireysel özgürlükleri kısıtlanmalı, evlatlarına zaman ayırmalı, duyarlı tutum takınmalı, onlarla güçlü bir bağ kurmalı, ihtiyaçları önemsenmeli, karar alma süreçlerinde rehberlik edilmeli ve yönlendirici olunmalıdır.

Uyuşturucu bağımlılığı bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek ailesine ve sevdiklerine mesafe koyar ve zamanla çevreden koparak yalnızlaşır. Toplumun hor gördüğü ve dışladığı bu kesim toplumsal ilişki kurmaktan kaçar, insanlardan uzak davranışlar sergiler ve zamanla kendilerini boşluğa bırakırlar. Bireyde tutum ve davranışlarında da belirgin değişiklikler oluşur; güvensizlik, saldırganlık, dikkat eksikliği, hafıza kaybı, sinirlilik, huzursuzluk, güvensizlik, uykusuzluk, boş vermişlik, duygusal stres ve kopukluk gibi kişilik bozuklukları meydana gelir. Geçmiş dönemlerde gençler, diğer uyuşturucu maddelere nazaran etkisi ve bağımlılığı daha az olan esrar, bali, tiner kullanıyorken günümüzde hiç olmadığı kadar bonzai ve metamfetamin tarzı kimyasal maddelerin yaygın şekilde kullanmaktadır.  Değerli okurlarım, suçsuz ve günahsız insanlara karşı işlenen cinayet ve şiddet olaylarının sebeplerinden en önemlisi uyuşturucu kullanımıdır. Bu noktada kişi uyuşturucu maddeyi elde etmek için her yola başvurabilir, farkında olmadan bilinçsiz davranış içerisinde acımasızca herkese zarar verebiliyor. İlimizin özeline indiğimizde, hırsızlık vakalarını gerçekleştiren kesimin uyuşturucu bağımlısı bireyler olduğu gözlenmiştir. Uyuşturucu kullanan genç sayısı azaltılırsa hırsızlık olayları da azalır. Uyuşturucu bağımlılığı önlenmezse ağır bunalımların yaşanması kaçınılmaz olur. Akabinde çevreye zarar verme, intihar girişimi ve ölüm vukuatı gerçekleşir. İlimizde son zamanlarda uyuşturucu bağımlılığından ötürü birçok gencimiz maalesef yaşamlarına son verdi. Neyse ki uyuşturucu kullanımı ve ticareti noktasında yasalarımız sert adımlar atmaktadır. Gençleri bataklığa sürükleyen bu kişiler uzun süreli hapis cezasıyla cezalandırılmaktadırlar.

Uyuşturucuyla mücadele kapsamında önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim. Cezaevinin ortamı ve şartları gereğince bireyin uyuşturucuya ulaşımı ve uyuşturucu maddeyi alımı söz konusu değildir. Kanaatimce, kullanılan maddenin cinsine, dozuna ve kullanım süresine göre madde bağımlı bireyler cezaevine yerleştirilirse bağımlılıkları biter ve vücudun uyuşturucu maddeden arınması sağlanır. Önemle ve özenle üzerinde durulması gereken bir diğer durum ise; tedavi sürecinin akabinde gençler başıboş bırakılmamalı, düzenli olarak takip, denetim ve kontrolleri yapılmalıdır. Madde bağımlılarına yönelik istihdam alanı açmak, iş sahibi yapmak, farklı uğraş alanları yaratmak, kişileri yalnızlaştırmamak ve sosyalleştirmek madde bağımlılığına dönüşü ortadan kaldırır. Şu gerçeği göz ardı etmemeliyiz; uyuşturucu kullanımı ve bataklığının bedelin anne ve babalar ödüyor. Kiminin evladı gözlerinin önünde eriyor, kimi evladını bu yolda kaybediyor, kiminin çocuğu gencecik yaşta dört duvar arasında örünü heba ediyor. Şunu unutmayalım! Her birey bir bağımlı adayıdır. Bu hususta kardeşimiz, çocuğumuz, yeğenimiz bu bataklığa düşebilir. Bundan dolayı gençlerimizi bu illetten uzak tutmak, bataklıktan çıkartmak ve yeniden kazanmak toplum olarak boynumuzun borcu ve görevidir.