KARDEŞ KİMDİR, KARDEŞLİK NEDİR?

Yayınlanma : 24 Mart 2026 10:37
Düzenleme : 24 Mart 2026 10:39
  • Ziraat Bankası Reklam

   İnsana anne ve babadan sonra en yakın olan kişi kardeşidir. Kardeş demek dostluk, can ve hayat demektir. Kardeşlik sevgisi doğuştan gelen yüce değer ve tarifsiz bir duygudur. Birbirine duydukları sevgide yalan, menfaat ve sahtekarlık yoktur; doğal, samimi ve sıcak duygularla birbirlerine sımsıkı bağlı olurlar. Yıllarca aynı yatakta nefes nefese yatar, aynı kaşıktan yemek yer, aynı bardaktan su içer, aynı kıyafetleri giyerler iğrenmeden… Bir elmanın yarısı olan kardeşler et tırnak gibidirler biri kopsa diğeri acı çeker. Kardeş demek başını yasladığın omuz, yürümekte zorlandığında değnek, üşüdüğümüzde üzerimize attığımız yorgan demektir. Yukarıda anlattıklarım kardeşler arasında olması gereken, olmazsa olmaz kardeşlik durumudur; lakin günümüzde kardeşlik bambaşka bir hal aldı. Günümüzde kardeşler dünyanın geçici nefsine kapılıp aynı anadan doğma kardeşlerini mağdur etmektedirler. Maalesef öyle bir zamandayız ki yıllarca aynı yatakta yüz yüze ve koyun koyuna yatan kardeşler zamanla birbirine sırtını döner oldu. Kardeşliği her şeyin üstünde tutan, en çetin ve zor zamanlarda kardeşlik kimliği ve anlayışıyla duruş sergileyen kardeşleri tenzih ediyorum; lakin köpeklerin kardeşliği aralarına kemik atılana kadardır misali kardeşlikten bahsedenlerin söz konusu mal, mülk olunca gözlerine perde iner, hırsları kardeşlik duygunun önüne geçiyor. Kardeşler arasında miras belası girmeyene kadar kardeş bağı çok güçlüydü. Maddiyatın önem kazanmasıyla çoğu kardeş habil ile kabil rolüne büründüler. Küçükken birbirini koruyup kollayan, dünya malına tamah etmeyen ve her şeyi bölüşen kardeşler dünyanın aldatıcı nefsine yenik düşerek maddiyatı kardeşlikten önde tutular. Yıllarca aynı yatağı paylaşan kardeşler bu kez aynı mahkeme salonunda miras nedeniyle karşı karşıya gelip birbirinden şikayetçi olurlar. Dünya malı için sakın ola sırtınızı kardeşinize dönmeyesiniz!

  Kardeşler olarak ne problem yaşarsanız yaşayın insanın vazgeçemeyeceği şeylerin başında kardeşi gelir. Şu gerçeği göz ardı etmemeliyiz; hayat boyu kardeşler birbirlerine daima muhtaçtır; en zor zamanlarda birbirine destek olacak, birbirinin sıkıntılarını çözecek olan yine onlardır. Kardeş kardeşin sığınağıdır. Başımıza gelebilecek her türlü olayda endişelenerek yardımımıza koşanların başında kardeşlerimiz gelir. Başımız dara düştüğü anda aklımıza ilk önce gelen ve fedakarlık yapacak kişi kardeşten başkası olamaz. Üzülerek belirtmek isterim ki günümüzde bu anlayış yitip gitti. Kardeşler eskisi gibi birbirlerinin derdine derman olmuyor. Birçok abi kardeşinin sorununa kör, sıkıntısına sağır, ihtiyacına suskun ve acısına dilsiz duruma büründü. Müteakibinde kardeşler arasındaki samimi, içten ve sıcak bağlar çözülür, birbirlerine mesafeli olup zamanla yabancılaşırlar. Genel olarak geleneksel yapıya sahip toplumlarda kardeşlik duygusu devam etmektedir. Özellikle de köylerde kardeşler canı pahasına birbirlerini korurlar. Dayanışma, sahiplenme ve sımsıkı bağlarla birbirine sadıktırlar; sıkıntıda, borçta, hastalıkta, kavgada sırt sırta verirler. Gelişmiş toplum ve büyük şehirlerde maddiyatın ön plana çıkması, bireysellik ve zor yaşam şartları nedeniyle kardeşlik anlayışı ve duygusu büyük bir erozyona uğramıştır. Batı illerinde kardeşlik el oldu desek yeridir. Şöyle ki aynı şehirde oturup birbirlerini ziyaret etmeyen ve konuşmayan kardeşlerin sayısı azımsanmayacak durumdadır. Kıymetli okurlarım! Makalemin asıl can alıcı noktası şudur; geçmiş dönemde kardeşler arasında toprak bu kadar kıymetli değildi, miras kavgaları bu denli sık yaşanmaz ve kardeş kardeşin hakkını gasp etmezdi. Maddiyatın bu denli önemsenmediği zamanlarda kardeşlerin dünya malı için birbirlerini incittikleri, kırdıkları veya kavga ettikleri duyulmazken aç gözlülüğün, benciliğin artması ve zenginliğin ortaya çıkması sonucunda aile bireyleri arasında sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Düşmanlık seviyesine gelen bu durumun sonucunda kardeşler arasında ipler kopar, kardeşlik bağı kesilir, kardeş kardeşinin evine hatta taziyesine dahi gitmez olur. Sonuç; KARDEŞ diye bir kavram kalmaz. Dünyalık şeyler için ne ara böyle duyarsız, ilgisiz ve merhametsiz olduk birbirimize? Kardeşler arasında yaşanan kırgınlık ve küskünlüğün nedenlerinden biri de Baba hayattayken miras paylaşımı yapmaması veya mal paylaşımında adaletsiz ve haksız paylaşım yapmasından kaynaklanmaktadır. Dünya malı için kardeşler arasında oluşabilecek mesafeli duruş, tartışma, husumet ve kavgaların önüne geçmek adına baba hayattayken miras paylaşımını eşit şekilde yapmalıdır. Şu bir gerçek ki Anne baba vefatından sonra kalan en kıymetli miras kardeştir. Özellikle de bir evde Baba hayatta değilse o rol ve sorumluluk ağabeye düşer. Ağabey demek Babanın olmadığı yerde Baba demektir. Yaşananlar bize şunu gösterdi ki herkesten Abi olur, ama herkes Ağabeylik yapamaz. Ağabey çocuğunun geleceğini düşündüğü gibi kardeşinin de yarınlarını düşünmesi gerekmektedir. Ağabeylik kardeşini kimseye muhtaç ettirmemek, bir başına bırakmamak, derdini derdi, borcunu borcu beleyendir.

  Kardeşler arasında yaşanan kırgınlık, hoşnutsuzluk ve uzaklaşmanın en büyük sebeplerinden biri de evlilik hayatının insan yaşamına getirdiği değişimden kaynaklanmaktadır. El kızı aile içine girdikten sonra maalesef kardeşler arasındaki o güçlü bağ çözülmeye başlıyor. Evlenmeden önce Anne-babalarının yanında sımsıkı bağlarla mutlu, huzurlu ve samimi olan kardeşler evlilikle beraber eşlerinin buyruğu altına girer, etkisi altında kalırlar. Şu bir gerçek ki kardeşlerin arasını açan, birbirlerinden uzaklaştıracak olan veya birlikteliğini sağlayacak olan faktörlerin başında kesinlikle eltiler gelmektedir. Eşler isteseler kardeşler çok samimi ve birlik beraberlik içinde olurlar; istemeseler de kardeşler arasına nifak sokup birbirlerine düşman ettirebilirler. Kadın art niyetli olursa çocuklarını dedelerine, amcalarına ve halalarına karşı uzak tutabilir ve de düşmanca yetiştirebilir. Aman ha gönül kapınızı kardeşinize kapatmayasınız. Bu noktada kardeşler uyanık olmalı, aklı selim hareket etmelidirler. Kardeşler, kardeşlik bağını güçlü tutup kardeşliğe yakışır şekilde el birliği içinde üçüncü bir kişinin birlikteliğini bozmasına, ayrıştırmasına ve fitne tohumlarının ekmesine müsaade etmemelidirler. Erkek, kardeşlerin arasını bozmaya çalışan eşini konuşturamamalı, söz hakkı tanımamalı, ailesiyle ilgili olumsuz söylemlere set çekmeli ve gerekli tepkiyi de en sert şekilde vermelidir.       

   Şunu bütün samimiyetimle ifade ediyorum; kardeş sayısının çok olması paha biçilmez bir zenginliktir yeter ki tek vücut olup bu zenginliğin değerini bilelim. Bir zamanlar aynı çatı altında kalan, aynı sofrada bulunan kardeşler zamanla birbirinden ayrılıyorlar. İş hayatı, evlilik, eğitim gibi nedenlerle kardeşler başka şehirlere göç etmek zorunda kalıyor. Kardeşler düğün, taziye dışında kolay kolay bir araya gelemezler. Baba ocağında artık eskisi gibi toplu sohbetler yapılamıyor, kalabalık sofralar kurulamıyor ve fotoğraf karelerinde hep bir kardeş eksik kalıyor. Velhasıl kelam! Günümüzde kardeşler arasında yaşanan mesafeli duruş, miras tartışması ve kavgaların sebebi Aile büyüklerinin yokluğu, baba otoritesinin zayıflaması ve sözünün dinlenmemesinden kaynaklanmaktadır; çünkü kardeşleri bir arada tutan anne ve babanın varlığıdır.